YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1099
KARAR NO : 2021/4113
KARAR TARİHİ : 15.03.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM :Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin TCK 86/1, 86/3-e, 87/4, 62, 53, 63, 54. maddeler uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve müsadereye dair kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli Mahkemece verilen kararın yapılan incelenmesinde;
Gereği düşünüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde takdire dayalı cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin meşru savunmaya, ceza miktarına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Oluşa ve dosya kapsamına göre;
1- Sanık …’a Elazığ Akıl ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin 31.03.1971 tarihli ve Sosyal Sigortalar Kurumu Elazığ Hastanesi’nin 10.01.1973 tarihli raporunda ”Ruhi depresyon”, Sosyal Sigortalar Kurumu Elazığ Hastanesi’nin 10.01.1984 tarihli raporunda ise ”Kronik Şizofreni” tanısı konulduğu, mevcut tanı ve tedavilerin, sanığın suçu işlediği sırada ve halen akli durumu ve cezai ehliyetinin tam olduğunu bildirilen 4. Adli Tıp İhtisas
Kurulu’nun 16/10/2015 tarihli raporu ile çelişki arzettiği, sanık müdafiinin de aşamalarda ve temyiz istemlerinde sanığın cezai ehliyetinin yerinde olmadığın iddia etmesine göre; Adli Tıp Kurumu ilgili Üst Kurulu’ndan rapor aldırılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, alınan raporlar ile yetinilerek eksik inceleme sonucu hüküm kuruması,
2- Sanığın aşamalarda istikrarlı ve somut ayrıntılar içeren savunmalarında olay öncesinde maktul tarafından birçok defa kendisine bakımevi nezdinde tahsis edilen tek kişilik odaya izinsiz girilerek rahatsız edildiğini, eşyalarının karıştırılarak yatağının kirletildiğini, suç tarihinde de gece vakti maktulün odasına girerek uyarılarına rağmen çıkmadığını ve kendisi ile boğuşmaya başladığını açıkça beyan etmesi karşısında, sanık lehine TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
3-24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Yasaya aykırı bulunduğundan bozmayı gerektirmiş olup CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 15/03/2021 gününde oy birliği ile karar verildi.