YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1000
KARAR NO : 2020/5128
KARAR TARİHİ : 15.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar, kök mirasbırakan Ahmet Andiçen’den intikal eden taşınmazlar bakımından babaanneleri Hayriye ve mirasbırakan babaları …’ın davalı …’yi Sincan Noterliğinin 09.10.1991 tarih ve 38889 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile vekil tayin ettiklerini, davalı vekilin çekişme konusu 81 ada 17 parsel, 32 ada 3 parsel, 38 ada 5 parsel, 33 ada 12 parsel, 32 ada 7 parsel, 25 ada 8 parsel, 80 ada 6 parsel, 80 ada 3 parsel sayılı taşınmazlardaki 28 adet bağımsız bölümü dava dışı üçüncü kişilere sattığını, kendilerine bir bedel ödenmediğini ileri sürerek, miras paylarına isabet eden taşınmaz bedelleri ile munzam zararın tahsiline karar verilmesini istemişler, birleştirilen davada ise yine mirasbırakanları Asım tarafından davalı …’ye verilen vekaletname uyarınca, 38 ada 33 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 5 adet bağımsız bölüm ile 25 ada 37 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 16 nolu bağımsız bölümün öncelikle vekil tarafından diğer mirasçı davalı Makbule’ye, ondan da dava dışı üçüncü kişilere devredildiğini, temliklerin muvazaalı ve vekalet görevi kötüye kullanılmak suretiyle yapıldığını ileri sürerek, miras paylarına isabet eden taşınmaz bedelleri ile munzam zararın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Asıl ve birleştirilen davada davalı Memmune Andiçen, bütün mirasçılardan vekaletname alınmak suretiyle devir işlemlerinin gerçekleştirildiğini, davacıların mirasbırakanlarının devirlere itirazının olmadığını, iddiaların asılsız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Birleştirilen davada davalı Makbule Andiçen, iddiaların asılsız olduğunu, muvazaanın olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “…davacıların alacağı, davalının taşınmaz bedellerini aldığı ve zimmetine geçirdiği tarihte muaccel olmuştur ve olayda 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği tartışmasızdır. Bu nedenle, davacıların vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle bedel istekleri yönünden davanın reddedilmiş olması doğrudur. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Birleştirilen davada ise dava konusu 6 parça taşınmazın mirasbırakan Asım’ın verasetten iştirak halindeki payının önce vekil davalı … tarafından diğer davalı Makbule’ye satış suretiyle temlik edildiği, vekaletname kullanılmak suretiyle vekil Memnune tarafından da 3. kişilere satış suretiyle temlik edildiği ve bu işlemin de muvazaalı olduğu iddiası bakımından yukarıda açıklanan ilkeleri kapsar biçimde bir araştırma yapılmadığı açıktır. Hal böyle olunca, muvazaa iddiası bakımından tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delillerin toplanması, yukarıda değinilen ilkeler ışığında gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların muvazaa ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Asıl ve birleştirilen davada davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 10.00 TL. bakiye onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 15/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.