YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3892
KARAR NO : 2019/7947
KARAR TARİHİ : 23.09.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların, kök muris… mirasçıları olduğunu, tarafların, muris Münevver …’ın terekesinde yer alan … İli, … İlçes… Mahallesi 1028 ada 7 (eski 94) parsel ve 105 ada 1 (eski 6) parsel sayılı taşınmazlarda müşterek malik konumunda bulunduklarını, bu taşınmazların tarım arazisi olup, fındıklık olarak kullanıldığını, davalıların yıllardır bu taşınmazları ve taşınmazlarda yetişen ürünü kullandıklarını, ancak müvekkilinin hissesine denk gelen mahsulü veya mahsulden elde edilen semeni müvekkiline ödemediklerini açıklayarak, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile 2010 yılı için 1.000,00 TL, 2011 yılı için 1.500,00 TL, 2012 yılı için 1.000,00 TL, 2013 yılı için 1.500,00 TL ve 2014 yılı için 3.000,00 TL olmak üzere toplam 8.000,00 TL ecrimisil alacağının her yılın eylül ayı itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının açmış olduğu davanın hukuki ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının 34-35 yıl öncesinde evlendiğini ve …’den ayrıldığını, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2013/11290 Esas, 2013/17495 Karar sayılı kararının işbu dava için emsal teşkil ettiğini, davacının, dava tarihine (11/09/2014) kadar tasarruflarına muvafakat ettiğini, dava tarihinden önce davaya konu taşınmazların kullanımından sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile … İlçesi…. Mahallesi 105 ada 1 sayılı parsel yönünden davacı yararına toplam 4.452,03 TL ecrimisil alacağının (2010 yılı için 574,89 TL, 2011 yılı için 587,63 TL, 2012 yılı için 434,70 TL, 2013 yılı için 738,23 TL ve 2014 yılı için 2.116,58 TL) her dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, … İlçesi ….Mahallesi 1028 ada 7 sayılı parsel yönünden davacı yararına toplam 10.938,40 TL ecrimisil alacağının (2010 yılı için 1.412,46 TL, 2011 yılı için 1.443,81 TL, 2012 yılı için 1.068,02 TL, 2013 yılı için 1.813,81 TL ve 2014 yılı için 5.200,30 TL) her dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “…taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmüne yer verilmiştir. Anılan bu düzenleme karşısında uyuşmazlığın çözümlenmesine karar veren mahkemenin, kuracağı hükmün açık, net ve infaza elverişli olması gerekir. Ne var ki; Mahkemece kurulan hükmün infaza elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı bulunmamaktadır. Mahkemece hüküm fıkrasında, hüküm altına alınan miktarın ne kadarlık kısmının hangi döneme ait olduğu yazılı ise de hangi miktara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği açıkça belirlenmemiştir. O halde Mahkemece, her dönem için hükmolunan ecrimisil miktarında faiz başlangıç tarihi açıkça belirtilerek hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 23/09/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.