Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2020/6534 E. 2020/11705 K. 13.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6534
KARAR NO : 2020/11705
KARAR TARİHİ : 13.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin baz istasyonu montaj işi yaptığını ve davalı şirkette genel usta başı sıfatıyla 19.12.2009-05.11.2012 tarihleri arasında çalıştığını, aylık 5.000,00 TL net ücret almasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu’na gerçek ücreti üzerinden bildirim yapılmadığını, davalı firmanın pek çok projesinde çalışan davacının, iş akdinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak haksız ve kötü niyetli feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ile ödenmeyen bakiye ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili şirketin tek bir işyeri olduğunu ve onunda şirket merkezinin bulunduğu İzmir’de olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, ayrıca davacının talep ettiği alacakların haksız ve dayanaksız olduğunu, iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini, iddia edilen ücretin gerçeği yansıtmadığını, davacının fazla mesai yapmadığı gibi tatil günlerinde çalıştığı iddiasının da doğru olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yetkisizlik nedeniyle davanın reddine dair 18.12.2014 tarihli ilk karar, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 18.02.2016 tarih ve 2015/43574 esas 2016/3786 karar sayılı ilamı ile “Tarafların tüm delil ve tanıklarını bildirmelerinin sağlaması, davalı şirket ve şubelerini gösteren belgeleri getirtilerek özellikle … Belediye Başkanlığınca düzenlenen işyeri açma ruhsat fotokopisinde belirtilen işyeri ile ilgili araştırmanın yapılması, davacının çalışma şekline açıklık getirtilmesi ve özellikle baz istasyonu kurulumu yapılmadığı zamanlardaki çalışma şeklini, bu çalışmanın nasıl, nerede gerçekleştiğinin belirlenmesi ve davacının son çalıştığı işyeri ve işyerinin adresi üzerindeki tüm tereddütlerinin giderilmesi ve neticesine göre yetkili mahkemenin belirlenmesi gerektiği” gerekçeleriyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı HMK.’nın 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasa’nın 36’ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6’ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’nın 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlığa dönülecek olursa, davacı vekili, işyeri özlük dosyasında yer alan davacının imzasına havi belgelerdeki imzanın müvekkiline ait olmadığını beyan ederek imzaya itiraz etmiş ve bu hususta inceleme yapılmasını talep etmiştir. Davacının hükme esas alınan yazılı belgelerdeki imzaya ilişkin bu talebinin gerekçesiz olarak reddine karar verilmiş olması, hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması mahiyetinde olup, usul ve kanuna aykırıdır. Mahkemece yapılması gereken iş, davacının işyeri özlük dosyasında yer alan belgelerdeki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki itirazının yöntemince araştırılıp incelenmesi ve tüm deliller bir arada yeniden değerlendirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesidir.
Bu yön gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.