YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/8165
KARAR NO : 2019/4492
KARAR TARİHİ : 30.04.2019
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, paydaşı olduğu 738 parsel sayılı taşınmazın, fiilen taksim edilmesine rağmen davalının kendisine ait bölümü ekip biçmek suretiyle kullandığını ileri sürerek elatmasının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiş, birleştirilen davalarda gelecek dönemlere ilişkin taleplerini yinelemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 1.Hukuk Dairesince ” …Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 738 parsel sayılı taşınmazda davacı ile dava dışı kişilerin paydaş oldukları, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı anlaşılmaktadır. Davacı, davaya konu taşınmazın paydaşlar arasında fiilen taksim edildiğini ve payına düşen bölüme davalının haksız olarak müdahale ettiğini ileri sürerek eldeki davaları açmıştır. Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme neticesinde; davaya konu taşınmazın bir bölümünün davalı tarafından kullanıldığının belirlendiği, davalı tanığı … Kaya’nın beyanında davalının taşınmazı diğer paydaşlarla icar yapmak suretiyle kullandığını beyan etmesi karşısında, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşıldığına göre, el atmanın önlenmesi davasının mutlak olarak kabulü ile davacının payı oranında ecrimisile karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir … “gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleştirilen dava yönünden davalının elatmasının önlenmesine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Asıl ve birleştirilen dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, tarla nitelikli 738 parsel sayılı taşınmazda davacının diğer paydaşlarla birlikte elbirliği halinde malik olduğu, davacı tarafından gelecek dönemlere ilişkin elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteği ile açılan Mahkemenin 2010/1464 Esas sayılı dosyası ile ecrimisil isteği ile açılan 2011/1061 Esas sayılı dosyalarının eldeki dava ile birleştirilmesine karar verildiği, 26.03.2015 günlü oturumda ise ecrimisil istekleri yönünden davaların tefrik edildiği, eldeki davada ise asıl dava ile birleştirilen 2010/1464 Esas sayılı dosyadaki elatmanın önlenmesi isteklerinin kaldığı, davacının beyanlarından taraflar arasında elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi amacıya dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Somut olaya gelince; davaya konu taşınmazda elbirliği mülkiyeti bulunduğu, davacının paydaşlardan biri olduğu, davalının ise pay maliklerinden Memet Kaya’nın oğlu olduğu ve bu sıfatla taşınmazı kullandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; davalının, taşınmazın paydaşlarından Memet’in oğlu olduğu, taşınmazı babasına teban kullandığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, Kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 30/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.