YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27990
KARAR NO : 2020/12363
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili özetle; davacının, 27/08/2009-31/07/2012 tarihleri arasında davalı işyerinde aralıksız olarak çalıştığını, iş akdinin 31/07/2012 tarihinde haksız olarak davalı tarafından feshedildiğini, davacının son aldığı aylık brüt ücretin 3.250,00 TL olduğunu, araç muayene istasyonu olarak faaliyet gösteren davalı işyerinde davacının mesaisinin 08:00-20:00 saatleri arasında olduğunu, ancak fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, müvekkilinin istasyon amiri olarak çalışması nedeniyle işyerine en önce gelip en son ayrılan kişi olduğunu, iş akdinin haksız feshine karşın müvekkilinin hak kazandığı işçilik alacaklarının ödenmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili özetle; davacının … istasyonunda istasyon amiri olarak görev yaptığı sırada sahte plakalar üzerinden uydurma randevular yazarak sistemi dolu gösterdiğinin tespit edildiğini, yine muayenesi yapılan araçlar için aynı gün için yine randevu yazdığını, bu şekilde randevu kaydının doldurulduğunu ve müvekkili şirketi zarara uğrattığını, diğer yandan işyerinde yapılan denetimde davacının işe gelmediği ya da geç geldiği günlerde sistemde kaydının bulunduğunu, bu durumun diğer çalışanlarca doğrulandığını, esasen davacının da verdiği savunmasında bu durumu kabul ettiğini, gelinen aşamada davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını, istifasının kabul edildiğinin 25/07/2012 tarihinde kendisine bildirildiğini, yaklaşık üç yıl sonra bu davanın açılmasının hukuka aykırı bir girişim olduğunu, davacının normal mesaisini eksik yaptığını sonuç olarak fazla çalışmasının da bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde iş akdinin haksız olarak feshedildiğini iddia etmiştir. Davalı ise cevap dilekçesinde; davacının … istasyonunda istasyon amiri olarak görev yaptığı sırada sahte plakalar üzerinden uydurma randevular yazarak sistemi dolu gösterdiğinin tespit edildiğini, muayenesi yapılan araçlar için aynı gün için yine randevu yazdığını, bu şekilde randevu kaydının doldurulduğunu ve davalı şirketi zarara uğrattığını, işe geç geldiği halde şifresini işyerindekilere verip bilgisayarını açtırarak gerceğe aykırı davranışlarda bulunduğunun tespiti üzerine davacının istifa ederek işyerinden ayrıldığını ve davacının savunmasında herşeyi kabul ettiğini savunmuştur. Dosyada mübrez istifa belgesi “… istasyonundaki görevimden 31/07/2012 tarihi itibariyle istifa ediyorum. Gerekenin yapılmasını arz ederim.” şeklinde olup el yazılı ve imzalıdır. Temyize konu davanın istifa tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı dava dilekçesinde haklı feshe tutunmayıp sadece haksız feshe dayanmıştır. Bilirkişi raporuna itiraz ve ıslah dilekçesinde ise; davacının ödenmeyen fazla mesai ücretlerini istemesi üzerine haksız fesih yapıldığı ancak sonradan davalı işveren tarafından davacıya tazminat ve fazla mesai alacaklarının ödeneceği söylenerek bu vaadle istifa dilekçesinin alındığı ve devamında, mahkemede aksi bir kanaatle işverence kötü niyetle elde edilen istifa dilekçesine itibar edilirse, davacının gerçek iradesinin istifa olmadığı, davacının beyanının istifa olarak değil ücretinin ödenmemesi nedeni ile haklı fesih olarak değerlendirilmesi ve kıdem tazminatının kabul edilmesi gerektiği gibi açıklamalarla haklı feshe dayanılmış ve ispatlanamayan, çelişkili açıklamalarda bulunulmuştur. Davacı savunmasında da, sahte plakalar üzerinden uydurma randevular yazarak sistemi dolu gösterdiğini kabul etmiştir.
Bu delil durumu ve davacının istifa ederek işten ayrılması karşısında, şartları bulunmayan kıdem ve ihbar tazminatlarının reddi yerine, yerinde olmayan, dosya içeriğine ve somut olaya aykırı, soyut gerekçeler ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.