YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4317
KARAR NO : 2020/631
KARAR TARİHİ : 23.01.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, memurun resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : 1) Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan: Düşme
2)Sanıklar … ve … hakkında memurun resmi belgede sahteciliği suçundan: Beraat
1) Sanık … hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan düşme hükmüne yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesi:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri hükmü uyarınca sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen zamanaşımının, 10.05.2005 suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürüldüğü gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz taleplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanıklar … ve … hakkında “memurun resmi belgede sahteciliği” suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesi:
Sanıkların üzerine atılı 765 sayılı TCK’nin 339/1. (5237 sayılı TCK’nin 204/2) maddesinde öngürülen “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nin 102/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin sanık … yönünden kesici son işlem olan sorgusunun yapıldığı 25.07.2008 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği; sanık … yönünden ise 765 sayılı TCK’nin 102/3, 104/2. maddelerinde öngörülen 15 yıllık zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği 20.08.2003 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, sanık … yönünden 765 sayılı TCK’nin 102/3, sanık … yönünden ise, TCK’nin 102/3, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 23.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.