YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/585
KARAR NO : 2019/7755
KARAR TARİHİ : 10.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanığın suç tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK’nin 32. maddesi kapsamında akıl hastalığı bulunup bulunmadığının, Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlıklarından alınacak sağlık kurulu raporu ile tespiti gerekirken; Çorlu İlçe Devlet Hastanesince tek hekim tarafından düzenlenen rapor ile yetinilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka sabıkasının bulunmadığı da gözetildiğinde, sanık hakkında tekerrüre esas alınan Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2014/512 Esas ve 2014/294 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. cümlesi gereğince tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, tekerrüre esas alınan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, tekerrüre esas alınan hükümde uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin ve TCK’nin 50,51,58. maddeleri ile 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre;
3) Müşteki hakkında Çorlu İlçe Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji uzman doktoru tarafından düzenlenen 19.01.2015 tarihli adli raporda “sağ el 5. parmakta kırık” bulgusuna yer verildiği halde aynı hastane nörşirurji uzman doktoru tarafından düzenlenen ve müştekide meydana gelen yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun hükme esas alındığı anlaşılmakla; müştekiye ait tüm tedavi belgeleri ve raporların ilgili en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, müştekinin yaralanmasının niteliğine ilişkin duraksamaya yer vermeyecek şekilde kırık olup olmadığı varsa derecesi konusunda kesin rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde eksik kovuşturma ile karar verilmesi,
4) Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, ikinci kez mükerrirliğe esas alınan Çorlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2014 tarihli ve 2014/512 Esas ve 2014/294 Karar sayılı ilamında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmakla bu ilam nedeniyle ikinci kez mükerrerliğe karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
5) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 10.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.