Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1574 E. 2021/1568 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1574
KARAR NO : 2021/1568
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.02.2020 tarih ve 2019/329-2020/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin elektrik hizmetlerinin özelleştirilmesi amacıyla 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu hükümleri uyarınca kamu tüzel kişiliğinin nevi değiştirilmesi yolu ile kurulduğu ve ayrı bir tüzel kişiliği ve sermayesi olan tamamen özel hukuk hükümlerine tabi bir ticari şirket olduğunu, özelleştirme işlemleri gereği TEDAŞ mülkiyetinde bulunan dağıtım sisteminin işletme hakkını, kurulan müvekkil şirkete 24.07.2006 tarihli işletme Hakkı Devir Sözleşmesi ile devrettiğini, Özelleştirmeye ilişkin sürecin yaklaşık yedi yılda tamamlandığı, DEDAŞ’ın hisselerinin tamamının Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun kararınca tarihli Hisse Satış Sözleşmesi ile Dicle Enerji Yatırım Sanayi ve Ticaret A.Ş. ‘ye sattığını, ilgili bölgedeki dağıtım faaliyetlerinin davalı TEDAŞ tarafından yürütüldüğü 2000 yılında meydana gelen olay neticesinde 3. kişilerce müvekkil şirkete karşı açılan dava neticesinde icra yolu ile 13.604,12 TL ödemek zorunda kaldıklarını, görülen bu davaya dayanak olayın 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi öncesinde gerçekleştiğini, söz konusu olaydan kaynaklanan sorumluluğunun davalı TEDAŞ’ta olduğunu ileri sürerek 13.604,12 TL’nin ödeme tarihi olan 27.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazı ile birlikte söz konusu alacak davalarına ilişkin talep edilen bedellerin …’ın devre arası bilanço tarihi olan 31.05.2013 tarihinden önce ödenmiş olduğunu, ayrıca davacı ile imzalanan 24.07.2006 tarihli İHDS’nin 18.6 maddesinden de anlaşılacağı üzere borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğinden davacı …Ş.’nin geçmiş yıllara ilişkin olarak müvekkil kurumdan herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dosyanın bilirkişi kuruluna tevdi edildiği, bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan rapor ve söz konusu rapora itiraz edilmesi üzerine hazırlanan 13.01.2020 tarihli ek rapora göre, mükerrer ödeme olmadığı ve davacının talep edebileceği miktarın 13.604,12 TL olduğunun rapor edildiği, söz konusu ek raporun usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı, denetime elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 13.604,12 TL’nin 27.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 696,97 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.