YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1951
KARAR NO : 2021/1867
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17.04.2018 tarih ve 2017/414-2018/208 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacının 13.03.2010 tarihinde davalılardan İzmir Ulaşım Hizmetleri Makine San. A.Ş’nin sahibi, diğer davalı …’in sevk ve idaresindeki belediye otobüsüne bindiğini ancak otobüsün süratli bir şekilde hareket etmesi ve ani fren yapması neticesinde otobüsün içinde henüz oturmaya fırsat bulamadan yere düştüğünü, sol kalça kemiğinde oluşan kırık nedeni ile sol kalça eklemine protez takıldığını ileri sürerek, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; Trafik Bilirkişisinin raporunda davacının %100 kusurlu, davalı sürücünün kusursuz olduğunu bildirdiği, bu nedenle davacının …’e karşı açtığı davanın davalının kusursuz olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davalı İzmir Ulaşım Hizmetleri Mak. San. A.Ş’nin ise davacının yaralandığı aracın ayakta yolcu taşıyan belediye otobüsü olduğu ve tanık anlatımlarına göre davacının otobüse bindiği sırada otobüste boş yerler olduğu, davacının tümüyle kendi kusuru nedeniyle yaralanması olayında kusura dayalı ya da kusursuz herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davacının her iki davalıya açtığı davasının reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 23,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 02/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.