Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/9780 E. 2021/2647 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9780
KARAR NO : 2021/2647
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmanın önlenmesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil davasının kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.03.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, vekil edeni ile davalının ortak murisleri …’ın 28.08.2006 tarihinde vefat ettiğini, muristen kalan 2161 parsel sayılı taşınmaz üzerinde iki katlı bir ev ile tek tatlı bir evin bulunduğunu, taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi için vekil edeni tarafından 04.11.2008 tarihinde Edremit Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açıldığını, yargılama sonunda aynen taksim kararı verildiğini ve iki katlı evin bulunduğu bölümün vekil edeninin payına düştüğünü, kararın 27.02.2013 tarihinde kesinleştiğini, davalının 2161 parselde kayıtlı taşınmazın tamamını 28.08.2006 tarihinden beri kullandığını ve vekil edeninin faydalanmasına izin vermediğini, davalının 27.02.2013 tarihine kadar vekil edeninin hissesine, bu tarihten sonra da vekil edeninin payına düşen taşınmaza müdahalesinin devam ettiğini belirterek, davalının dava konusu taşınmaza müdahalesinin men’ine ve fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden geriye doğru beş yıl için 5.000,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 03.07.2015 tarihli dilekçesi ile, bilirkişi raporu uyarınca 15.540 TL üzerinden talep artırımında bulunmuştur.
Davalı vekili, davacının kötüniyetli olduğunu, müdahale olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, el atmanın önlenmesi davası konusunda esastan karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil davasının kısmen kabulü ile; 6353,32 TL ecrimisilin 5.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 1.353,32 TL’sinin de faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 2161 parsel sayılı taşınmazın tapulama ile avlulu kerpiç ev niteliğinde tarafların ortak murisi … adına tam hisse ile tapuda kayıtlı olduğu, …’nın 28.08.2006 tarihinde vefat ettiği ve geriye mirasçı olarak davacı ve davalının kaldığı, dosyamız davacısı … tarafından dosyamız davalısı … aleyhine 04.11.2008 tarihinde dava konusu 2161 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak izale-i şuyu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, 2161 parselin A ve B olarak taksimine karar verildiği, kararın 27.02.2013 tarihinde kesinleştiği, 2161 parselin ifrazen taksimi neticesinde 05.02.2014 tarihli tapu tescil işlemi ile 622 ada 8 ve 9 parsellere ayrıldığı, 8 parsel sayılı taşınmazın 147,60 m2 yüzölçümünde avlulu kerpiç ev niteliğinde davalı adına, 9 parsel sayılı taşınmazın ise 147,60 m2 yüzölçümünde arsa niteliğinde davacı adına tam hisse ile tapuda kayıtlı olduğu, Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu uyarınca, dava konusu 9 parsel üzerinde iki katlı, 8 parsel üzerinde ise tek katlı yapı olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil ve/veya elatmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı ya da kullanılabileceği bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil ve/veya elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Somut olayda, Mahkemece, 622 ada 9 parsel sayılı taşınmazın zemin katındaki bağımsız bölümü için 07.02.2009 tarihinden 27.02.2013 tarihine kadar 1/2 oranında, bu tarihten sonra da tam oranda, toplamda 6.353,32 TL ecrimisile hükmedilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Her ne kadar, Mahkemece, 27.02.2013 tarihinden sonrası olan dönem için, davalı aleyhine ecrimisile hükmedilmesi doğru ise de, 27.02.2013 tarihinden önceki döneme ilişkin davanın kabulü dosya kapsamına uygun değildir. Şöyle ki, davacı, gerek ifrazdan önce gerekse ifrazdan sonra davalının dava konusu taşınmazı kullandığını, 2161 parsel için (8 ve 9 parsel ) dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre olan 07.02.2009 ile ortaklığın giderilmesi davasının kesinleşme tarihi olan 27.02.2013 tarihi arasındaki ecrimisilin yarısı ile 9 parsel için 27.02.2013 tarihi ile dava tarihi olan 07.02.2014 tarihi arasındaki ecrimisil bedelinin tamamını talep etmiştir. Bilirkişi raporları uyarınca, ifrazdan sonra davalının malik olduğu 8 parsel sayılı taşınmazda tek katlı, davacının maliki olduğu 9 parsel sayılı taşınmazda ise iki katlı ev olduğu ve bahse konu evlerin ifrazdan önce de 2161 parselde olduğu sabittir. Yargılama sırasında dinlenen davalı tanıkları, davalının iki katlı evin zemin katında oturduğunu, üst katta oturmadığını, ayrıca davalının davacının kullanımına engel olduklarını görmediklerini beyan etmişlerdir. Bu durumda, dava konusu taşınmazda ifrazdan önce tarafların elbirliği şeklinde malik oldukları, dava konusu taşınmazda yer alan evlerden, davalının iki katlı olan evin sadece zemin katında oturduğu, dava konusu taşınmazda davacının da kullanımına elverişli yerler olduğu, davacının, davalının dava konusu taşınmazı kullanmasına engel olduğunu ispat edemediği, hususları hep birlikte nazara alındığında, 27.02.2013 tarihinden önceki döneme ait ecrimisil talebinin reddine karar verilmesi gerektiği açıktır. Mahkemece bu husus düşünülmeden, yanılgılı değerlendirme ile, yazılı şekilde karar verilmesi yanlış olup hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, Mahkemece, dava konusu taşınmaz yargılama sırasında yangın sebebi ile tahliye edildiği anlaşıldığından, el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, davanın konusuz kalması halinde verilecek kararlar da, maktu harç alınması gerektiği düşünülmeden, nispi harç alınması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi