Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/1075 E. 2021/1018 K. 03.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1075
KARAR NO : 2021/1018
KARAR TARİHİ : 03.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan açılan kamu davasında, sanığın aşamalardaki savunmalarında, …İnşaat ve Gıda isimli işyerini işlettiğini, daha sonra ise kapattığını, 2010 yılı sonlarında Gürcistan’a gittiğini, kendisi yurt dışındayken işyerindeki faturaların çalındığını bu durumu ise ortağından öğrendiğini, Gürcistan‘dan dönünce gazeteye ilan vererek durumu maliyeye bildirdiğini, adli emanetin 2013/678 sırasında kayıtlı iki adet faturalardaki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını, suça konu sahte faturaları kendisinin düzenlemediğini beyan etmesi, Samsun Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü‘nün 03/09/2013 tarihli uzmanlık raporuna göre, suça konu iki adet fatura üzerinde bulunan yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olmadığının bildirilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; sanığın faturalarını kullanan … hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulması, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi, aynı mükellef hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyasının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması, faturaları kullanan mükellefin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldığının, sanığı tanıyıp tanımadığının ve faturaların alınması konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğu ve sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
b) Sahte fatura düzenlemek ve kullanmak suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, bu suçların birbirine dönüşmeyeceği göz önünde bulundurulduğunda; sanık hakkında vergi inceleme raporları ve dava şartı olan mütaalaya uygun olarak 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açıldığı, hükmün gerekçesinde de sanığın sahte fatura düzenlediği kabul edilmesine rağmen, hüküm fıkrasında “sahte fatura düzenlemek ve kullanmak” şeklinde yazılmak suretiyle karışıklığa sebep olunması,
c) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.