Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/32005 E. 2021/4167 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32005
KARAR NO : 2021/4167
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

Mala zarar verme suçundan sanıklar …, …, … ve …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, mala zarar verme ve basit yaralama suçlarından sanık …’nın 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 86/2. ve 62. (2 kez) maddeleri gereğince 100 gün (2 kez) adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2014/1775 esas, 2017/24 sayılı kararına yönelik sanıklar … ve … yönünden yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/04/2017 tarihli ve 2017/338 değişik iş sayılı kararları aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28/10/2020 gün ve 6387-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/11/2020 gün ve 2020/96876 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Mala zarar verme suçundan sanıklar …, …, … ve …’ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına, sanık … yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, mala zarar verme ve basit yaralama suçlarından sanık …’nın 5237 sayılı Kanun’un 151/1, 86/2. ve 62. (2 kez) maddeleri gereğince 100 gün (2 kez) adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2014/1775 esas, 2017/24 sayılı kararına sanıklar … ve … yönünden yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/04/2017 tarihli ve 2017/338 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1) Sanıklar …, … ve … haklarındaki Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/02/2017 tarihli ve 2014/1775 Esas, 2017/24 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 15/10/2015 tarihli ve 2014/16831 esas, 2015/18260 sayılı ilamında da değinildiği üzere, müştekinin yargılama devam ederken 19/02/2015 tarihli 1. oturumda sanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği, müşteki …’ye karşı işlenen mala zarar verme eyleminin iştirak halinde ve bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla şikayetin fail hakkında değil fiil hakkında olduğu ve iştirak halinde işlenen suçlarda şikayetin bölünmezliği kuralı gereği müştekinin bütün faillerin tek tek isimlerini bildirerek şikayetten vazgeçmesinin gerekmediği ve 5237 sayılı Kanun’un 73/5. maddesi gereğince aynı olaya ilişkin olan şikayetten vazgeçmenin diğer sanıklara da sirayet edeceği gözetilmeksizin, düşme kararı yerine yazılı şekilde sanıkların mahkumiyetine karar verilmesinde,
2) Sanıklar … ve … haklarındaki Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/04/2017 ve 2017/338 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Müştekinin, sanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçmesi nedeni ile 5237 sayılı Kanun’un 73/5 maddesi gereğince, şikayetten vazgeçmenin diğer sanıklara da sirayet edeceği gözetilmeden, … ve …’nın itirazlarının bu nedenle kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
3) Sanık … hakkında kabule göre de;
5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 151/1, 86/2. ve 62. (2 kez) maddeleri gereğince 100 gün (2 kez) adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin olarak, anılan Kanun’un 52/1. maddesinde yer alan “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, belirlenen gün sayısının takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasının tayini gerekirken, gün para sistemi belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanıklar …, … ve …’ın müşteki …’nin işyerinin camını kırdıkları olayda; müştekinin yargılama devam ederken 19/02/2015 tarihli oturumda sanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği,eylemin bir bütün olarak değerlendirilerek şikayetin fail hakkında değil, fiil hakkında olduğu, iştirak halinde işlenen suçlarda şikayetin bölünmezliği kuralı gereği müştekinin bütün faillerin tek tek isimlerini bildirerek şikayet etmesi gerekmediği ve sanık … hakkındaki şikayetten vazgeçmenin diğer sanıklar … ve …’a da sirayet edeceği gözetilmeden, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan açılan davanın TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, sanıklar …, … ve … hakkındaki (ANKARA) 33. Asliye Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 09.02.2017 tarihli ve 2014/1775 E., 2017/24 Karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanıklar …, … ve … hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davalarının, 5237 sayılı TCK’nın 73/4-6 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezaların kaldırılmasına,
2-Sanıklar … ve …’ın da diğer sanıklar …, … ve … ile birlikte müşteki …’nin işyerinin camını kırdıkları olayda; müştekinin yargılama devam ederken 19/02/2015 tarihli oturumda sanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini beyan ettiği,eylemin bir bütün olarak değerlendirilerek şikayetin fail hakkında değil, fiil hakkında olduğu, iştirak halinde işlenen suçlarda şikayetin bölünmezliği kuralı gereği müştekinin bütün faillerin tek tek isimlerini bildirerek şikayet etmesi gerekmediği ve sanık … hakkındaki şikayetten vazgeçmenin sanıklar … ve …’a da sirayet edeceği gözetilmeden, sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan açılan davanın TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, sanıklar … ve … hakkındaki (ANKARA) 10. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 13/04/2017 tarihli ve 2017/338 Değişik İş sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara ilişkin yapılan İTİRAZLARIN KABULÜNE, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanıklar … ve … hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davalarının, 5237 sayılı TCK’nın 73/4-6 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, hükmolunan cezaların kaldırılmasına,
3-Sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 86/2. ve 62. maddeleri gereğince 100 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin olarak, anılan Kanun’un 52/1. maddesinde yer alan “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, belirlenen gün sayısının takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle adli para cezasının tayini gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, sanık … hakkındaki (ANKARA) 10. Ağır Ceza Mahkemesinden kesin olarak verilen 13/04/2017 tarihli ve 2017/338 Değişik İş sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara ilişkin yapılan İTİRAZIN KABULÜNE, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; sanık hakkında yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 100 gün adli para cezasının TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20 TL’den 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu ceza miktarı üzerinden yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, 02/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.