Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/7122 E. 2021/4373 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7122
KARAR NO : 2021/4373
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26.maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2.maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazının incelenmesine gelince;
Olay günü kolluk görevlilerinin devriye görevi sırasında şüphe üzerine sanık ile ayrı dava açılıp haklarında verilen mahkumiyet hükümleri kesinleşen suça sürüklenen çocukları durdurdukları, sanığın kaba üst aramasında üzerinden 135,00 TL para, 1 adet Cumhuriyet altını, 5 adet çeyrek altın, 1 çift altın küpe ve cep telefonu ele geçirildiği, suça sürüklenen çocukların ellerindeki poşetlerde de yeni alınmış kıyafetler olduğunun görüldüğü, kime ait olduğu sorulduğunda sanığın, çaldıkları katılana ait evi söyleyerek evden 350,00 TL para, 1 adet Cumhuriyet altını, 5 adet çeyrek altın, 1 çift altın küpe ve cep telefonunu çaldıklarını 350,00 TL paradan suça sürüklenen çocukların ellerindeki poşetlerde bulunan kıyafetleri satın aldıklarını belirtmesi üzerine henüz müracaatı olmayan katılana ele geçen 135,00 TL para, 1 adet Cumhuriyet altını, 5 adet çeyrek altın, 1 çift altın küpe ve cep telefonunun iade edildiği ancak 350,00 TL paradan harcadıkları paranın iade edilmemesi yine cep telefonunun da kırık olarak iade edilmesi karşısında, soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle katılana kısmi iadeye rızasının olup olmadığı sorulmadan sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükmünün uygulanması; kabule göre de, sanık hakkında hırsızlık suçundan daha önce 29/04/2014 tarihinde hapis cezasına hükmedildikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğine göre, sanığın deneme süresinde yeniden suç işlemesi karşısında açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerektiği halde, mahkemece ancak 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık hakkında koşullarının varlığı halinde cezanın ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilerek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilecekken, sanığın tekrar suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanması dışında, bir imkan mahkemeye tanınmadığı gözetilmeden sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamış, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen istem gibi ONANMASINA, 03/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.