YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15193
KARAR NO : 2021/2448
KARAR TARİHİ : 18.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Önlenmesi Ve Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, müdahalenin önlenmesi talebi yönünden hüküm tesisine yer olmadığına ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen dava konusu taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, taşınmazların davalı tarafından kullanıldığını belirterek, davalı tarafından yapılan elatmanın önlenmesini, eski hale getirilmesini ve 5.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 26.03.2014 tarihli dilekçeyle ecrimisil yönünden talep miktarını toplam 7.794,77 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 15.05.2014 tarihli kararla elatmanın önlenmesi yönünden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.06.2017 tarihli ilamı ile ecrimisilin kabulüne karar verilmesi gerektiği ve elatmanın önlenmesi isteği bakımından harcı yatırarak açılmış bir dava olmadığından elatmanın önlenmesine yönelik bir karar verilmesi isabetsiz olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 09.05.2018 tarihli kararla, elatmanın önlenmesi talebi yönünden usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından hüküm verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüyle toplam 7.794,77 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Somut olayda, elatmanın önlenmesi talebi yönünden usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından hüküm verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden davanın kabulüne, davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu avukatlık ücretine hükmedildiği anlaşılmakla, usulüne uygun açılmış bir dava olmadığına göre elatmanın önlenmesi talebi yönünden avukatlık ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile, hükmün 6. bendindeki ”…6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, …” ibaresinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılmasına, hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.