Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/136 E. 2021/2317 K. 16.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/136
KARAR NO : 2021/2317
KARAR TARİHİ : 16.03.2021

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … vekili, boşanma dava dilekçesi ile birlikte evlilik birliği içinde davalı kadın adına edinilen bir adet taşınmaz, bir adet araç, banka hesabındaki paralar ile ziynet eşyaları bulunduğunu açıklayarak, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın faiziyle tahsilini talep etmiştir. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talep tefrik edilerek iş bu temyize konu dava dosyası üzerinden yargılamaya devam edilmiş olup, davacı vekili tarafından sunulan 26.05.2014 tarihli dilekçeyle, fazlaya dair haklarını saklı tutarak taşınmaz yönünden 10.000,00 TL, banka hesapları yönünden 5.000,00 TL, araç yönünden 5.000,00 TL olarak talep miktarları açıklanmış, bunlara ek olarak taşınmaza yapılan tadilatlar yönünden 10.000,00 TL ve ev eşyaları yönünden 5.000,00 TL istekte bulunulmuştur. Davacı …, sunmuş olduğu 08.09.2015 tarihli dilekçeyle ziynet eşyalarına dair talebinden vazgeçtiğini bildirmiş, harcı yatırılmak suretiyle davacı vekili tarafından sunulan 14.04.2016 tarihli dilekçeyle toplam 35.000,00 TL olan talep miktarı bilirkişi raporuna karşı itirazları saklı tutularak 55.419,50 TL’ye yükseltilmiştir.
Davalı … vekili, ziynet eşyalarının davalıya ait olduğunu, taşınmazın davalının babası tarafından bedeli ödenerek satın alındığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, üç kişiden oluşan bilirkişi heyetinin 26.02.2016 havale tarihli raporunun kapsamı ve sonuç kısmında belirtildiği üzere davacının davalıdan 55.419,50 TL alacağının tespit edildiği, davacı tarafın da buna göre ıslah dilekçesi verdiği, mahkemece talepten fazla hükmedilemeyeceği kanaati ile davanın kabulüne, 55.419,50 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Dairenin 2016/21544 Esas, 2019/3558 Karar sayılı ilamıyla, somut olayda hükme esas alınan rapor doğrultusunda davacının araç ve banka hesabına yönelik alacak talebi hakkında değerlendirme yapılıp yazılı şekilde davanın kabulüne dair hüküm tesis edildiğini ancak davacı tarafın dava dilekçesinde sadece araç ve banka hesabı değil, taşınmaz ve ziynetler de olmak üzere toplam 4 kalem malvarlığı yönünden talepte bulunduğu, dava konusu edilen taşınmaz ve ziynetlere dair talepler hakkında ve ziynetlere yönelik davacının vazgeçme beyanı da dikkate alınarak olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamasının HMK’nin 297/2 maddesine aykırı olduğuna işaret edilerek hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, Mahkemece verilen ikinci kararda davanın kısmen kabulüyle, 55.419,50 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekilinin ziynet alacaklarına yönelik talebinden feragat ettiği görüldüğünden bu talebin feragat nedeniyle reddine, her ne kadar davacı vekili davaya konu taşınmaz yönünden da katılma alacağı talep etmiş ise de, katılma alacağına yönelik talebini ispatlayamamış olduğu görüldüğünden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Dairenin 2019/6530 Esas ve 2020/419 Karar sayılı ilamıyla, faiz başlangıcı yönünden davacı taraf lehine, kısmen kabul kısmen redde göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği yönünden davalı taraf lehine hükmün bozulmasına karar verilmiş, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen son kararda, davacının davasının kısmen kabulüyle; 55.419,50 TL katılma alacağının 26.05.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı vekilinin ziynet alacaklarına yönelik talebinden feragat ettiği görüldüğünden bu talebin feragat nedeniyle reddine, her ne kadar davacı vekili davaya konu taşınmaz yönünden de katılma alacağı talep etmiş ise de, katılma alacağına yönelik talebini ispatlayamamış olduğu görüldüğünden reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafın reddedilen 25.000,00 TL alacak talebi yönünden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre nisbi vekalet ücreti olarak 3.750,00 TL’ye hükmedilmesi ve davalı tarafın yapmış olduğu temyiz giderlerinin karar yerinde gözetilmesi gerekirken, yazılı şekilde 3.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin eksik hesaplanması hatalı olmuştur. Ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (7) nolu bendinde geçen ” 99,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 30,78 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan 68,22 TL” ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “299,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre hesaplanan 92,96 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan 206,04 TL” ibaresinin yazılmasına, (8) nolu bendinde geçen “3.4000,00 TL” ibaresinin yerinden çıkartılmasına yerine “3.400,00 TL” ibaresinin yazılmasına, yine (9) nolu bendinde geçen “3.4000,00 TL” ifadesinin hüküm yerinden çıkartılmasına yerine “3.750,00 TL” ifadesinin yazılmasına, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1.) bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 16.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.