YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/194
KARAR NO : 2021/5586
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 168/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine dair … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2018 tarihli ve 2017/179 esas, 2018/539 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/11/2020 gün ve 13824-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/12/2020 gün ve 2020/105526 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-d, 168/2 ve 62/1. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve anılan Kanun’un 51. maddesi gereğince cezasının ertelenmesine dair … 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/10/2018 tarihli ve 2017/179 esas, 2018/539 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin; a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması, b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması, gerekir.” şeklindeki 51/1. maddesinin emredici hükmü karşısında, sanık hakkında belirlenen 2 yıl 1 ay hapis cezasının ertelenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık ile müştekinin ayrı evlerde yaşayan kardeş olması ve müştekinin 31/10/2017 tarihli celsede şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında; TCK’nın 167/2. maddesine göre; “Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi hâlinde; ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.” hükmü uyarınca sanık hakkında şikayet yokluğundan 5237 sayılı TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararının verilmesinin gerekmesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönden den de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 16/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.