YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/263
KARAR NO : 2021/1689
KARAR TARİHİ : 08.02.2021
İhbarname No : KYB – 2020/1386
Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan sanık …’in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 292/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli ve 2017/657 esas, 2017/727 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/10/2017 tarihli kararıyla, sanığın kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildikten sonra süresinde teslim olmadığından bahisle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; denetim yükümlülüğüne uymayan sanığın kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair Bursa İnfaz Hakimliğinin 09/03/2017 tarihli ve 2017/1001 esas, 2017/1048 sayılı kararında, söz konusu kararın kesinleşmesinden itibaren 2 gün içerisinde teslim olunmadığı takdirde firar suçundan soruşturma başlatılacağına yönelik hüküm kurulmasına karşın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A-8. maddesi gereğince infaz hakimlikleri tarafından verilen kapalı ceza infaz kurumuna iade kararlarının tebliğinden itibaren iki gün içerisinde teslim olunmaması durumunda 5237 sayılı Kanun’un 292. maddesinde düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun oluşacağının belirtilmesi nedeniyle; hükümlünün teslim olması için kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının kesinleşmesine yönelik yasal bir düzenleme bulunmadığı halde, Bursa İnfaz Hakimliğinin 09/03/2017 tarihli kararında hükümlünün kararın kesinleşmesinden itibaren teslim olması gerektiğine yönelik hüküm kurulduğu, her ne kadar İnfaz Hakimliğinin kararındaki bu bölüm, 5275 sayılı yasanın 105/A-8. maddesindeki yasal mevzuat hükümlerine uygun değilse de, sanığa tebliğ edilen kararda ” kesinleşmesinden itibaren” ibaresi eklenmek suretiyle sanığın yanıltıldığı ve bu durumda da yasada belirtilen suçun oluşabilmesi için sanığa kararın kesinleşmiş olduğu hususunun tebliğinin gerektiği, zira sanığın İnfaz Hakimliğinin Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iadeye yönelik kararının kesinleşip kesinleşmediğini veya hangi tarihte kesinleştiğini ve iki günlük teslim süresinin hangi tarihte başlayacağını bilmesinin mümkün olmadığı, bu açıklamalar ışığında Bursa 1.İnfaz Hakimliğinin sanık hakkında vermiş olduğu Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iade kararının sanığa tebliğ edilmesine rağmen, dosyadaki bilgi ve belgelere göre kararın kesinleştiği hususunun sanığa tebliğ edildiğine ilişkin veriye rastlanılmadığından unsurları itibari ile oluşmayan müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 31.12.2019 gün ve 2019-11631 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2020 gün ve KYB – 2020/1386 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.10.2017 tarihli kararıyla, sanığın kapalı ceza infaz kurumuna iadesine karar verildikten sonra süresinde teslim olmadığından bahisle hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; denetim yükümlülüğüne uymayan sanığın kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair Bursa İnfaz Hakimliğinin 09.03.2017 tarihli ve 2017/1001 Esas, 2017/1048 sayılı Kararında, söz konusu kararın kesinleşmesinden itibaren 2 gün içerisinde teslim olunmadığı takdirde firar suçundan soruşturma başlatılacağına yönelik hüküm kurulmasına karşın, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A-8. maddesi gereğince infaz hakimlikleri tarafından verilen kapalı ceza infaz kurumuna iade kararlarının tebliğinden itibaren iki gün içerisinde teslim olunmaması durumunda 5237 sayılı Kanun’un 292. maddesinde düzenlenen hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunun oluşacağının belirtilmesi nedeniyle; hükümlünün teslim olması için kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının kesinleşmesine yönelik yasal bir düzenleme bulunmadığı halde, Bursa İnfaz Hakimliğinin 09.03.2017 tarihli kararında hükümlünün kararın kesinleşmesinden itibaren teslim olması gerektiğine yönelik hüküm kurulduğu, her ne kadar İnfaz Hakimliğinin kararındaki bu bölüm, 5275 sayılı Yasanın 105/A-8. maddesindeki yasal mevzuat hükümlerine uygun değilse de, sanığa tebliğ edilen kararda ” kesinleşmesinden itibaren” ibaresi eklenmek suretiyle sanığın yanıltıldığı ve bu durumda da yasada belirtilen suçun oluşabilmesi için sanığa kararın kesinleşmiş olduğu hususunun tebliğinin gerektiği, zira sanığın İnfaz Hakimliğinin Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iadeye yönelik kararının kesinleşip kesinleşmediğini veya hangi tarihte kesinleştiğini ve iki günlük teslim süresinin hangi tarihte başlayacağını bilmesinin mümkün olmadığı, bu açıklamalar ışığında Bursa 1.İnfaz Hakimliğinin sanık hakkında vermiş olduğu Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna iade kararının sanığa tebliğ edilmesine rağmen, dosyadaki bilgi ve belgelere göre kararın kesinleştiği hususunun sanığa tebliğ edildiğine ilişkin veriye rastlanılmadığından unsurları itibari ile oluşmayan müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ihbarname içeriği bu nedenle yerinde görüldüğünden, Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 17.10.2017 tarihli ve 2017/657 Esas, 2017/727 sayılı Kararının 5271 sayılı CMK.nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın unsurları oluşmayan hükümlü veya tutuklunun
kaçması suçundan CMK.nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine, hükmedilen cezanın infaz edilmemesine, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.