Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3009 E. 2021/2264 K. 10.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3009
KARAR NO : 2021/2264
KARAR TARİHİ : 10.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.10.2017 tarih ve 2016/91 E. – 2017/896 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 04.04.2019 tarih ve 2018/1130 E. – 2019/447 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı … ile Şekerbank arasında yapılan taşıt kredisi sözleşmesinde müşterek ve müteselsil borçlu olduğu gerekçesi ile davalı tarafından ilamsız icra takibi yapıldığını, davacının hesap kat ihtarını almadığını, icra takibine konu olan kredi sözleşmesini de davacının imzalamadığını ve imzaya da itirazlarının olduğundan yapılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalının % 40’dan az olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacıya karşı yapılan ilamsız icra takibine davacının itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın kaldırılması için dava açtıklarını ve Eskişehir 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2014/405 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, davacının hesap kat ihtarının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği yönündeki iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, davacının icra takibine itirazında bu hususu açıkça belirtmesi gerekirken imzaya itiraz etmediğinden haksız ve yersiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre dava konusu kredi sözleşmesinde davacının kefalet sorumluluğu doğuran imzası bulunmadığının tespit edildiğinden davanın kabulü ile davacının; 8. İcra Müdürlüğü’nün 2014/3434 Esas sayılı takip dosyası ve takip dayanağı Şekerbank ile dava dışı … arasında düzenlenen 13.12.2006 tarihli kurumsal / ticari nitelikli taşıt ve konut kredi sözleşmesi nedeniyle kefil sıfatıyla davalıya borçlu olmadığının tespitine,davalı alacaklının kötü niyeti ispatlanmadığından davacı yararına haksız takip tazminatına yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nin 2018/1130 esas ve 2019/447 karar sayılı ve 04.04.2019 tarihli ilamıyla ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne ilişkin verilen kararın usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İşbu karara karşı davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.007,17 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 10.03.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.