Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/14761 E. 2011/2776 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14761
KARAR NO : 2011/2776
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Davacı … ve diğerleri vekili Avukat … tarafından, davalı … ve … Yapı Denetim Tic. Ltd. Şti aleyhine 29/12/2008 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 03/03/2010 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davalılardan … Yapı Denetim Tic. Ltd. Şti vekili Avukat … tarafından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 15/02/2011 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı şirket vekili Avukat … ile karşı taraftan davacılar vekili Avukat … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra taraflara duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, davacıların bağımsız bölüm sahibi oldukları binanın ortak alanlarında bulunan hatalı ve kusurlu imalatlar nedeniyle uğranılan zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılardan … Yapı Denetim Tic. Ltd. Şti tarafından temyiz olunmuştur.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 388/son maddesi uyarınca gerekçeli kararın hüküm fıkrası bölümünde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların el verdiği ölçüde sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama yaratmayacak biçimde gösterilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenleme gözetilerek, gerekçeli kararın hüküm bölümünde davacıların her birine ödenecek tazminat tutarının ayrı ayrı gösterilmesi gerekirken, kararın yerine getirilmesi aşamasında duraksamaya yol açacak biçimde toplam tazminat tutarı belirtilip arsa payları oranında ayrı ayrı davacılara verilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nın 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
ONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle hüküm fıkrasının tazminat tutarına ilişkin 2 nolu bendinin silinerek yerine 2 nolu bent olarak “2-Davacıların arsa payları kapsamında ve her biri için ayrı ayrı olmak üzere toplam 24.641,00 TL alacağından (davacı … ve … için 3.015,51’er TL, … ve … için 3.058,59’er TL, … ve … için 3.187,82’er TL olmak üzere) dava tarihinden başlayacak reeskont faizi ile birlikte davalılardan ortaklaşa ve dayanışmalı olarak (müştereken ve müteselsilen) alınıp davacılara verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve temyiz davalı şirket yararına takdir olunan 825.00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine, peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/03/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.