Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/8157 E. 2021/2117 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8157
KARAR NO : 2021/2117
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TÜK. MAH. SIF.)

Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 02/03/2021 tarihinde gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve taraflardan kimsenin gelmemiş olması nedeniyle dosyanın evrak üzerinden incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı, davalıya …. Mahallesinde bulunan 16 nolu dubleks bağımsız bölümün birinci katını sattığını, aralarında yaptıkları sözleşme gereği dubleks dairenin tapusunu davalıya vereceğini, davalının da banka kredisi kullandıktan bir hafta içerisinde %40’a isabet eden çekme kat payını geri iade edeceğini, davalının dubleks dairenin çatı katını iade etmemesi durumunda %40’lık çatı katı hisse bedeli olan 80.000,00-TL’yi ödemeyi taaahhüt ettiğini, sözleşme ile yüklendiği yükümlülükleri yerine getirdiğini ve dubleks dairenin tapusunun tamamını davalıya vererek banka kredisi kullanmasını sağladığını, ancak davalının sözleşme ile yüklendiği sorumlulukları yerine getirmediğini, dairenin çekme kat payını bir hafta içerisinde iade etmediği gibi bedeli olan 80.000,00-TL’yi de ödemediğini, davalı aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2013/4397 esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe ve borca itiraz ettiğini ileri sürerek, 80.000,00-TL’nin 01.10.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının daireyi kaçak nitelikte yapması ve tapuda dubleks daire şeklinde bölünemez nitelikte tek tapu olması nedeniyle devri gerçekleştiremediğini, davacıdan kaynaklanan hukuki imkansızlıktan dolayı defalarca zararının karşılanması durumunda tapunun tamamını dahi vermeyi teklif ettiğini, ancak davacı tarafça kabul edilmediğini, üzerine düşen dikkat ve özeni eksiksiz yerine getirdiğini ve kusursuz olduğunu, davacı ile 3 defa gayrimenkul satış sözleşmesi yaptığını, davacının davaya dayanak olarak sunduğu sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna ilişkin bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Eldeki davada davacı, davalı ile düzenledikleri sözleşme gereği ödenmeyen 80.000,00-TL’nin tahsilini talep etmiş; davalı, davacının daireyi kaçak nitelikte yapması ve tapuda dubleks daire şeklinde bölünemez nitelikte tek tapu olması nedeniyle devri gerçekleştiremediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında 176 ada 4 parselde kayıtlı 16 nolu bağımsız bölümün satılması hususunda anlaşıldığı, davacı şirketin taşınmazı 24.04.2013 tarihinde davalıya sattığı, ancak tapu kayıtlarında taşınmazın 16 nolu bölümünün dubleks olarak tek parça olduğu, teknik bilirkişiden alınan raporda dava konusu 16 nolu bağımsız bölümün projesine uygun yapılmadığı, sözleşme tarihi itibariyle tapu kayıtları uyarınca %40 hissenin devrinin mümkün olmadığı, bu kapsamda davalının üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmesinin de mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan anlaşmalardan davalının dayandığı ve cezai şartın yer almadığı sözleşme bakımından davacının sözleşmelerin yapılma zamanları yönünden iddiasını ispatlayamadığı ve davalının edinimi ifa etmesinde ifa imkansızlığı bulunduğu ve kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 05.04.2013 tarihli “gayrimenkul satış mukavelesidir” başlıklı sözleşmede; “Giresun İli Merkez İlçesi Hacıhüseyin Mahallesindeki vaki ve kain tapunun 26 pafta 176 ada 4 parselde kayıtlı bulunan dubleks konut niteliğinde, 41/400 arsa paylı 3. kat 16 nolu bağımsız bölümde bulunan bölüm satıcı müteahhit firma … İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından alıcı …’a aşağıda belirtilen şartlarda satılmıştır. 1-Daire 90.000,00-TL’ye (doksan bin TL) satıldı. 2-16 nolu bağımsız bölüm içerisinde bulunan dublekse ait olan %40’lık kısım …’a daire satışında konut kredisi çekebilmesi için tam tapu verilecektir. … tapuyu aldıktan sonra tapuya düşen %40’lık hisseyi … İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti.’ne iade edilecektir. 3-Tapuda %40’lık hisseyi iade etmemesi durumunda …’ın %40’lık hisse bedeli için 80.000,00-TL (seksen bin TL) ödemeyi taahhüt eder. …” hükümlerinin düzenlendiği, sözleşmenin, davacı …. İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. temsilcisi… tarafından satıcı, davalı … tarafından alıcı, …, … ve …. tarafından şahit sıfatıyla imzalandığı, yine taraflar arasında imzalanan 22.04.2013 tarihli “gayrimenkul satış mukavelesidir” başlıklı sözleşmede; “…1-İlk önce … tapunun %100’ünü …’a verecektir. Banka kredisi kullanıldıktan bir hafta içinde … %40’lık çekme kat payını ….’e geri iade edecektir….” hükmünün yer aldığı, sözleşmenin, davacı … İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti. temsilcisi …tarafından satıcı, davalı … tarafından alıcı, Bünyamin Yılmaz ve … tarafından şahit sıfatıyla imzalandığı, bila tarihli “gayrimenkul satış mukavelesi” başlıklı sözleşmede ise; “…… dubleks dairenin alt katını kullanmakta olup kendine aittir. Üst katı ise ilgili şirkete aittir. …’ın kullanım hakkı olan daire 110 m2’dir. Yukarıda ada ve parseli belirtilen 16 nolu dubleks konutla ilgili ileride imar yasasında değişiklik olduğunda dubleks konut normal konuta çevrilip her iki taraf tapu harçlarını ikiye bölünerek ödeyip tapu ayrımını yapacaklardır. …” hükmünün yazıldığı, sözleşmenin … İnş. Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti., davalı … ve … tarafından imzalandığı, dava konusu taşınmazın 24.04.2013 tarihinde davalıya satışının yapıldığı ve taşınmazın tamamının davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. 05.04.2013 tarihli sözleşmede, tapuda %40’lık hissenin iade edilmemesi durumunda davalının %40’lık hisse bedeli için 80.000,00-TL ödemeyi kabul ve taahhüt etmesi, tarafların sözleşme içeriğine ve imzalarına herhangi bir itirazı bulunmaması karşısında; sözleşme tarihi itibariyle tapu kayıtları uyarınca %40 hissenin devrinin mümkün olmadığı, bu kapsamda davalının üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. O halde mahkemece, taraflar arasında düzenlenen, itiraza uğramayan ve geçerli olan sözleşmeler uyarınca davacının 80.000,00-TL alacağı bulunduğu gözetilerek, sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.