YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4969
KARAR NO : 2021/6403
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ : Malatya 4. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyada kararın son paragrafında başka dosyadan alındığı anlaşılan “…Dosyanın elektrik bilirkişisine tevdi ile kaçak kullanım bulunup bulunmadığı, normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız tüketim miktarının tespiti yönünde rapor tanziminin istenilmesine, 2 nolu ara karar uyarınca bilirkişi raporu ibraz edildiğinde sanığa tebliğine, sanık adına çıkartılacak davetiyeye raporda belirtilen tüketim miktarının ödenmesi halinde 6352 sayılı kanunun geçici 2/2 maddesi uyarınca hakkında ceza verilmesi yer olmadığına karar verileceği, ödeme halinde ödeme belgelerinin mahkememize ibraz etmesi gerektiği hususunun şerh düşülmesine, Katılan kuruma yazı yazılarak iddianame ve suça konu tespit tutanağı eklenilmek suretiyle sanık tarafından yapılan ödeme bulunup bulunmadığı, ödeme yapılmış ise miktarının ve belgelerini gönderilmesinin istenilmesine,…” ara karar yazılmış ise de, bu hususun mahallinde karar kısmından çıkarılabileceği gözetilerek yapılan incelemede,
1) Sanık Cengiz hakkında müşteki sanık Aziz’e karşı silahla kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığın temyize konu 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen “Basit Kasten Yaralama” suçunun yanında, TCK’nin 125/1-4. maddesinde düzenlenen “Alenen hakaret” suçundan da sanık hakkında iddianame düzenlenip dava açıldığı dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nin 251/8. maddesinin “Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.” şeklindeki hükmü karşısında, basit yargılama usulünün uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık Aziz hakkında silahla kasten yaralama ve trafik güvenliğinin kasten tehlikeye sokulması suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
a-Sanık hakkında TCK’nin 179/2. maddesinden temel ceza belirlenirken, ilgili yasa maddesinde 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü halde, mahkemece temel ceza olarak 1 ay hapis cezası belirlenmesi suretiyle temel cezanın eksik tayin edilmiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
b-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik ve Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 108. maddesinin 4, 5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevinin, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, sanık hakkında kasten yaralama ve trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokulması suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 1 yıl 1 ay 3 gün süre ile denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükmün tekerrür uygulanmasına ilişkin fıkralarından “1 yıl 1 ay 3 gün süreyle” ibaresinin çıkarılarak, yerine “TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresi eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.