YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1879
KARAR NO : 2021/1855
KARAR TARİHİ : 31.03.2021
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi kötüye kullanma
Hüküm : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında verilen hükmün temyizine yönelik 15/07/2014 havale tarihli süre tutum temyiz dilekçesi ile gerekçeli kararın tarafına tebliğini talep ettiği, sanığın yokluğunda verilen hükmün, sorgusunda bildirdiği bilinen en son adresine tebliğe çıkartıldığı, tebligatın iade gelmesi üzerine, son beyan adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapıldığı görülmüş ise de, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir. Ayrıca, gerçek kişiler yönünden Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapılabilmesi için, muhatabın adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve daha önce kendisine veya adresine Kanun’un gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması zorunlu olduğu karşısında, sanığın en son bilinen adresine çıkartılan tebligatın iadesi üzerine, sanığın mernis adresi sorgulanarak tebligatın mernis adresine çıkarılması gerektiği halde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre 04/09/2014 tarihinde yapılan tebliğin hukuki geçerliliğinin bulunmaması nedeniyle usulsüz bulunduğundan sanığa gerekçeli karar usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, tebligat ilmuhaberi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenerek incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için, dosyanın mahalline iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 31/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.