YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23145
KARAR NO : 2021/5415
KARAR TARİHİ : 16.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteminin CMUK’nın 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın başka bir soruşturma sırasında evinde yapılan aramada yatak dolabına gizlenmiş vaziyette katılanın işyerinden çalınan televizyonun ele geçirildiği, sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında televizyonu 500 TL karşılığında … isimli şahıstan satın aldığını iddia ettiği ancak bu iddianın … tarafından doğrulanmadığı, sanığın kovuşturma aşamasında farklı tarihlerde alınan savunmalarında ise adını hatırlayamadığı soyadının … olduğunu tahmin ettiği şahıstan satın aldığını, bir diğer savunmasında ise açık kimliğini ve adresini bilmediği şahıstan satın aldığını beyan ettiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarının da tutarsız olduğu ve televizyonun bulunduğu yer de dikkate alınarak hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edildiğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması ve yine aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki hak yoksunluğunun sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CYUY’nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Yasa’nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a), (d), (e) bentlerindeki hakları kullanmaktan aynı Kanun’un 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendindeki hakları kullanmak yönünden ise, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun’un 53/3.maddesi gereğince koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer kişiler bakımından TCK’nın 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendindeki hak yoksunlukları açısından ise Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının gözetilmesine,” cümlesinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.