Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/5639 E. 2021/1005 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5639
KARAR NO : 2021/1005
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet
HÜKÜM : Zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık müdafin duruşmalı inceleme istemi, temyiz dilekçesinin içeriğine ve dosya kapsamına göre uygun görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
TCK’nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle zimmet suçunu işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi yerine sadece “…kamu görevine ait hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına” şeklinde sınırlı uygulama yapılması,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması ve davaya katılan Hazine ile İçişleri Bakanlığının ayrı vekillerle temsil edilmesi karşısında, bu katılanlar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafi ile katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5271 sayılı CMK’nın 302. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesine göre düzeltilmesi

mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki TCK’nın 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımda yer alan “söz konusu kamu görevine ait hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına” ibaresinin “53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına” şeklinde değiştirilmesi ile hüküm fıkrasına “Katılanlar Hazine ve İçişleri Bakanlığının kendilerini ayrı vekillerle temsil ettirmiş oldukları anlaşılmakla, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca 6.810,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılanlar Hazine ve İçişleri Bakanlığına ayrı ayrı ödenmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/09/2012 tarihli ve 2012/1-941-1780 E-K. sayılı ve 12/04/2011 tarihli ve 51-42 E.-K. sayılı Kararlarında da belirtildiği üzere, temyiz aşamasında geçen sürenin, CMK’nın 102. maddesinde yazılı azami tutukluluk süresinin hesabında dikkate alınmayacağı, 5271 sayılı CMK’nın 102. maddesinde öngörülen tutuklama sürelerindeki sınırların da aşılmadığı anlaşılmış olup, sürdürülen tutuklama tedbirinin orantılı bulunması ve tutuklama tarihine göre sanık müdafin tahliye isteminin REDDİNE 09/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.