YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7462
KARAR NO : 2021/6721
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesinde yer alan “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle katılanın bilinen en son adresi esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki (MERNİS) adresine tebligat çıkarılması gerekirken, gerekçeli kararın katılanın dosyada bilinen son adresine normal tebligat yapılmadan, farklı adreslere yapılan tebligatların iade edilmesi üzerine, katılanın doğrudan MERNİS adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, katılanın öğrenme üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın eylemi sonucu katılan hakkında Karşıyaka Adli Tıp Kurumu tarafından 04.02.2015 tarihinde düzenlenen rapora göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte yaraladığının belirtildiği halde, sanık hakkında temel cezanın TCK’nin 86/1. maddesi yerine 86/2. maddesinden belirlenmesi suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,
2) Katılanın hakkında Menemen Devlet Hastanesi tarafından 12.12.2014 tarihinde düzenlenen geçici raporda “.. boyun sağ tarafta vertikal 8 cm. parçalı kesi, sol kaş üstünde 4 cm. kesi, ….” oluştuğunun belirtildiği Karşıyaka Adli Tıp Şube Müdürlüğünün katılan muayene edilmeksizin evrak üzerinden düzenlediği 04.02.2015 tarihli kesin raporunda ise
katılanın yüz sınırları içerisinde tespit edilen bu yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı hususunda görüş bildirilmediği anlaşılmakla; katılanın tüm tedavi evrakları, geçici ve kati raporları temin edilip, bu evraklar ile birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne bizzat sevkiyle yaralanmasının “yüzde sabit iz” niteliğinde olup olmadığı hususunda, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile Adli Tıp kriterlerine uygun olmayan rapora istinaden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanığın tekerrüre esas ilamının TCK’nin 165/1. maddesi kapsamında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin olduğu, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden sorularak, uzlaşmanın sağlanması halinde bu suçun tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında başka tekerrüre esas hüküm olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.