YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6620
KARAR NO : 2021/6433
KARAR TARİHİ : 08.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında katılan …’e karşı silahla tehdit suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2) Sanık hakkında katılan …’i kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Adli Tıp kriterlerine göre duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesine neden olan yaralamaya ilişkin muayenenin olay tarihinden 18 ay geçtikten sonra yapılması gerekirken, olay tarihinden 12 ay sonra alınan Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi tarafından düzenlenen 02.10.2014 tarihli raporun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte olmaması ve her türlü tereddütlerin giderilmesi bakımından mağdura ait tüm tedavi evraklarıyla birlikte katılanın en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevk edilerek yaralanmasının ”duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması ve yitirilmesi” niteliğinde olup olmadığına ilişkin raporun alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
b) Katılanın ”duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıfladığı ve orta (2.) derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda; birden
fazla nitelikli halin bir arada bulunması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ve TCK’nin 61. maddesi dikkate alınarak, TCK’nin 86/1. maddesince temel ceza tayin edilirken alt sınırdan sonuca etkili olacak şekilde uzaklaşılması gerektiği gözetilmeyerek sanık hakkında eksik ceza tayini,
c) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1 maddesine göre ceza miktarı belirlendikten sonra, aynı Kanun’un 87/1-a maddesinin tatbiki neticesinde, ceza miktarının 5 yılın altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesi gereğince 5 yıla çıkartılması gerekirken; doğrudan TCK’nin 87/1-a-son maddesi işaret edilerek yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
d) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
e) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.