Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/7730 E. 2021/2341 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7730
KARAR NO : 2021/2341
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanma
HÜKÜM : Beraat

1-Sanık hakkında 2010 yılında sahte fatura kullanma suçundan açılan kamu davasında; dosya kapsamı ve UYAP üzerinden yapılan araştırmada suça konu faturaları düzenleyen … hakkında Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 30.04.2013 tarih, 2013/3634 Esas sayılı iddianamesi ile 2010 takvim yılını kapsar şekilde sahte fatura düzenlemek suçundan kamu davası açıldığı, Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2014 tarihli, 2013/276 Esas ve 2014/258 Karar sayılı karar ile 2010 takvim yılı sahte fatura düzenleme suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın 29.09.2014 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği, sanık savunmasında suça konu faturalara ilişkin ödemelerin çekle yapıldığına ilişkin tahsilat makbuzu sunduğu ancak İş Bankası 27.02.2014 tarihli cevabi yazısına göre söz konusu çeklerin sanığın kardeşi … tarafından tarafından tahsil edildiğinin anlaşılması karşısında sübut bulan sahte fatura kullanmak suçundan sanığın mahkumiyeti yerine beraatine hükmolunması,
2- Yapılan UYAP sorgusunda, sanık hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.07.2021 tarihli, 2012/23424 Esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonucunda Ankara 26.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/959 Esas, 2014/410 Karar sayılı kararıyla, sanığın 2010 takvim yılı sahte fatura kullanmaktan mahkumiyetine karar verildiği ve dosyanın Dairemizde temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmakla; aynı takvim yılında farklı beyanname dönemlerinde sahte fatura kullanılması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceği dikkate alınarak, temyize konu davanın aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/959 Esas, 2014/410 Karar sayılı dosyası ile birleştirilerek zincirleme şekilde işlenmiş tek sahte fatura kullanma suçunun oluşup oluşmadığının tartışılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.