YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8152
KARAR NO : 2021/4049
KARAR TARİHİ : 16.02.2021
MAHKEMESİ : … 9. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili davacının 2007 yılı Kasım ayından iş akdinin haksız olarak feshedildiği 28/06/2016 tarihine kadar davalıya ait hastanede Radyoloji Uzmanı Doktor olarak çalıştığını, şirket el değiştirmeden önce 10.500,00 TL aylık ücret ile çalışmaya başladığını, davalı işyerinin el değiştirmesi hususunun 2 yıldan fazla bir süreyi kapsadığını, bu nedenle davalıya karşı husumet yöneltildiğini, devirden sonraki 2 yıl sonrasında devreden şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, müvekkilinin Patara unvanlı; işyerinde çalışmış gibi gösterilerek ücretinde azaltmaya gittiğini, müvekkili adına vergi kaçırıldığını, Patara ünvanlı işyerinden her ay fatura karşılığı 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, aynı anda davalı şirkette 5.000,00 TL ücretle çalışmaya devam ettiğini, özet ile davacının devirden sonra aylık 15.000,00 TL ücretle çalışmaya başladığını, hukuk dışı yöntemlerle işçilerin işçilik hak edişlerinin azaltılmaya çalışıldığını, davalıya karşı açılmış işe iade davasının kesinleştiğini ve işe iade tazminatlarının icra yolu ile tahsilinle gidildiğini, davalının herhangi bir itirazı bulunmaksızın davacının aylık ücretinin 15.000,00 TL üzerinden hesaplandığı ödemeyi yaparak davacının aylık 15.000,00 TL ücret aldığını kabul etmiş olduğunu, müvekkilinin 9 yıl boyunca yıllık izin kullanmadığını, ücretinin de ödenmediğini, ihbar tazminatının ve kıdem tazminatının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının alamadığı kıdem, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti bulunmadığını, talep edilen ücret ve tazminatların bordrolara yansıtılarak ödendiğini, banka kayıtlarından bu hususun anlaşılacağını, davacının yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı izin, ücret ve benzeri alacakların banka hesabına yatırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin alacağı talebinde bulunmuş, davalı ise ödendiğini savunmuştur.
Dosya kapsamında yer alan cari hesap föyü başlıklı belgede borç kısmında belirtilen miktarların fesih tarihi olan 28.06.2016 tarihinden sonra davacıya ait banka hesap ekstresinde maaş ödemesi açıklaması ile 19.07.2016 tarihinde 15.000,00 TL, 09.08.2016 tarihinde 12.000,00 TL, 18.08.2016 tarihinde 14.000,00 TL 22.09.2016 tarihinde 14.048.61 TL 18.10.2016 tarihinde 15.000 TL, 29.11.2016 tarihinde 10.000,00 TL 16.12.2016 tarihinde 10.000,00 TL, 19.01.2017 tarihinde 15.000,00 TL şeklinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu ödemelerin fesih tarihinden sonraki tarihte olması sebebiyle davacı taraftan açıkça bu husustaki beyanı alınarak ödemelerin neye istinaden yapıldığı, talep konusu alacaklardan mahsubunun gerekip gerekmediği hususunda araştırma yapılarak bir sonuca gidilmesi gerekmektedir. Eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacının davalıya ait işyerinde toplam 8 yıl 8 ay 12 gün çalışması bulunduğu dikkate alınarak çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmadığı kabulüne göre yıllık ücretli izin karşılığı alacak hesabı yapılmıştır. Davacının çalışma süresi boyunca hiç ücretli izin kullanmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, hakimin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; davacı asilin çalışma süresi boyunca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda Mahkemece beyanının alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.