YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30230
KARAR NO : 2021/3834
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
Basit yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 29 ve 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2014 tarihli ve 2012/1091 esas, 2014/115 sayılı kararına yönelik, sanık müdafiinin itirazının reddine ilişkin mercii İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/06/2014 tarihli ve 2014/137 değişik iş sayılı kararı ile basit yaralama ve mala zarar verme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 151, 29 ve 62. maddeleri gereğince iki kez 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2014 tarihli ve 2012/1091 esas, 2014/115 sayılı kararının 11/06/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, adı geçen sanığın denetim süresi içerisinde 18/11/2016 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanarak, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 151, 29 ve 62. maddeleri gereğince iki kez 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemenin 11/12/2018 tarihli ve 2018/291 esas, 2018/691 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/10/2019 gün ve 94660652-105-34-13590-2019 Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının gün 25/10/2019 ve 2019/102008 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1- İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/06/2014 tarihli ve 2014/137 değişik iş sayılı kararı yönünden yapılan incelemede,
Soruşturma sırasında yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 253/4. maddesinde yer alan “Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması halinde, Cumhuriyet savcısı veya talimatı üzerine adlî kolluk görevlisi, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. ….” şeklindeki düzenlemeye nazaran, dosya kapsamı itibariyle sanık …’ın üzerine atılı, katılan sanık …’a yönelik basit yaralama suçunun 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesine göre uzlaşmaya tâbi olduğu, her ne kadar katılan sanık … kolluk ifadesinde uzlaşmak istemediğini beyan etmişse de; katılan sanık …’a ve adı geçen sanığa soruşturma aşamasında uzlaşma teklif formu imzalatılmadığı, uzlaşmanın mahiyeti, kabul veya reddinin sonuçları hakkında bilgi verilmemekle birlikte, Cumhuriyet savcısı tarafından kolluk görevlilerine, taraflara uzlaşma önerisinde bulunulmasına dair bir talimatın da bulunmadığı, soruşturma aşamasında da sanığa uzlaşma teklif edilmediği, bu hâliyle işlem tarihi itibariyle Kanun ve yönetmelik hükümlerince belirlenen usûle aykırı olarak yapılan uzlaştırma işleminin geçerli olmadığı gibi, kovuşturma sırasında 16/03/2013 tarihinde talimat ile alınan ifadesinde katılan sanık …’un, uzlaşmak istediğini beyan ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254. maddelerinde 6763 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik de nazara alınarak, dosyasının uzlaştırma bürosuna gönderilerek uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiği gözetilmeksizin, belirtilen nedenle itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde,
2- İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemenin 11/12/2018 tarihli ve 2018/291 esas, 2018/691 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
Sanık …’ın sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun, 5237 sayılı Kanun’un 168/1. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerine tâbi olduğu, 02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez” şeklinde düzenlenen “…etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar…” kısmının madde metninden çıkarılarak, etkin pişmanlık hükümlerine tâbi suçların da uzlaştırma kapsamına alındığı ve böylece sanığın üzerine atılı mala zarar verme suçunun uzlaşma hükümlerine bağlı bulunması karşısında, sanığın işlediği mala zarar verme ve basit yaralama suçları bakımından uzlaştırma işlemleri yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2014 tarihli ve 2012/1091 Esas – 2014/115 Karar sayılı kararı ile katılan sanık … ve katılan sanık …’ın katılan sanık …’a yönelik eylemleri nedeniyle basit yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 29 ve 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve katılan sanık … hakkında mala zarar verme suçundan aynı Kanun’un 151/1. 29 ve 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara katılan sanıklar … ve … müdafiinin itirazı üzerine İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.06.2014 tarihli ve 2014/137 D.İş sayılı kararı ile itirazın reddedildiği; anılan karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 11/06/2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip, katılan sanık …’ın denetim süresi içerisinde 18/11/2016 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum edildiğinin ihbar edilmesi üzerine İstanbul 47. Asliye Ceza Mahkemenin 11/12/2018 tarihli ve 2018/291 Esas – 2018/691 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanarak, katılan sanık …’ın 5237 sayılı TCK’nın 86/2, 29 ve 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 151/1. 29 ve 62. maddeleri gereğince 1 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
Katılan sanık …’un aşamalardaki savunmalarında, olayda zarar gören … plakalı aracın kendisine ait olmadığını, suç tarihinde çalışmakta olduğu … Gıda Ltd. Şti. isimli şirkete ait olduğunu, şirketin aracı tamir ettirdiğini, araç kaskolu olduğu için aracın zararının kasko şirketi tarafından kendisinin çalıştığı şirkete ödendiğini, ancak buna ilişkin fatura ibraz edemediğini, araçta ne kadarlık hasar olduğunu bilmediğini beyan ettiğinin ve dosya içerindeki 11.02.2014 tarihli cevabi yazıya göre sigorta şirketi tarafından…Gıda Ltd. Şti. isimli şirkete bu olay nedeniyle bir ödeme yapıldığının anlaşılması karşısında, katılan sanık …’ın üzerine atılı mala zarar verme suçundan asıl zarar gören …. Gıda Ltd. Şti. isimli şirket duruşmadan haberdar edilip iddia ve delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak, katılan sanık …’ın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, iddia hakkı kısıtlanmak suretiyle CMK’nın 233 ve 234. maddelerine aykırı davranılması nedeniyle katılan sanık …’ın üzerine atılı mala zarar verme suçu yönünden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 01/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.