Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/20989 E. 2021/4402 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20989
KARAR NO : 2021/4402
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27/11/2010 tarih, 2011/274-300, 06/12/2008 gün, 144-234, 23/09/1974 tarih, 224-408 ve 16/04/1973 gün, 213-345 Esas ve Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere ve 5271 sayılı CMK’nun 42/1. maddesinin “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir” şeklindeki düzenleme gözetildiğinde, sanık tarafından verilen dilekçelerin eski hale getirme ve temyiz talebi niteliğinde bulunduğu, temyiz dilekçesi ve eski hale getirme talepli istemin birlikte verilmesi halinde, karar verme yetkisinin Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğunun tespiti ile yapılan incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre tebligatın, öncelikle sanığın beyan ettiği, en son adrese yapılması, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilip, bu adrese tebligatın yapılması gerekir. Bir adrese ilk defa tebligat yapılacaksa 7201 sayılı Kanunu’nun 21, daha önce tebligat yapılmış adrese tekrar tebligat yapılacaksa da aynı Kanunu’n 35. maddesine göre tebliğ işlemi gerçekleştirilecektir.
İncelemeye konu dosyada, gerekçeli kararın sanığın mahkemede bildirdiği en son adrese tebliğe çıkarıldığı, bila tebliğ iade edilmesi üzerine MERNİS adresine tebligat çıkarılması gerekirken doğrudan Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği bu nedenle de usulsüz olduğu ve 21/08/2019 tarihli ek kararın kaldırılmasıyla yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 116/1. maddesinde tanımlanan konut dokunulmazlığının ihlali suçunun gerektirdiği cezanın türü ve süresine göre 5237 sayılı TCK’nın 116/1, 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 29/03/2007 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 03/03/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.