YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2909
KARAR NO : 2021/2093
KARAR TARİHİ : 09.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … … vekili, evlilik birliği içerisinde kredi çekmek suretiyle davalı adına edinilen taşınmaz yönünden mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 20.000,00 TL katılma alacağının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.09.2014 tarihinde harcı tamamlamak suretiyle 05.12.2014 tarihli celsede talep miktarlarını 72.500,00 TL olarak açıklamıştır.
Davalı … vekili, davacının malvarlığının edinilmesinde hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kısmen kabulü ile tasfiye tarihi olan 05.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 56.296,93 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan incelemede Dairenin 2015/19637 Esas, 2017/11511 Karar sayılı ilamıyla, bir kısmı konut kredisi çekilerek ele geçen para ile satın alınan taşınmaz yönünden, mal rejimi içinde ve mal rejimi sona erdikten sonra ödemeler bulunduğu anlaşılmakla, yerleşik Yargıtay uygulamasına uygun şekilde oranlama suretiyle hesaplama yapılıp bir karar verilmek üzere hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddine, 70.654,00 TL katılma alacağının 14.06.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir.
Somut olayda dava hakkında verilen karar yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, Yerel mahkeme Daire bozmasına uymuştur. Mahkemenin bozma öncesi kısmen kabul ile 56.296,93 TL katılma alacağının tahsiline dair ilk hükmü sadece davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacının hükmü temyize getirmediği gözetilmeden usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak önceki hükümden daha fazla miktar olan 70.654,00 TL alacağa hükmedilmesi hatalıdır.
Bununla birlikte davacı lehine hükmedilen alacak, katılma alacağı niteliğindedir. Katılma alacağında, malların kural olarak tasfiye anındaki (TMK mad. 227/1 ve 235/1.), sürüm (rayiç) değerleri (TMK mad. 232, 239/1) hesaba katılır. TMK’nin 239/son maddesinde; “…aksine anlaşma yoksa tasfiyenin sona ermesinden başlayarak katılma alacağına ve değer artış payına faiz yürütülür…” hüküm altına alınmıştır. Yargıtay’ın ve Dairemizin kökleşmiş uygulamalarına göre tasfiye tarihi karar tarihidir.
Somut olayda tasfiye konusu meskenin bozma sonrası verilen karara en yakın tarihteki sürüm değeri üzerinden katılma alacağı belirlendiğine göre, tasfiye tarihinin bozma sonrası karar tarihi olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, tasfiye tarihi olan 09.10.2019 tarihinden itibaren alacağa faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde tarafların boşanma dava tarihi olan 14.06.2013 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle usuli kazanılmış hak ilkesine uygun şekilde katılma alacağına ve Yasa ile yerleşik Daire uygulamasına uygun şekilde faize hükmedilmek üzere hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 09.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.