Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/1640 E. 2021/1702 K. 18.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1640
KARAR NO : 2021/1702
KARAR TARİHİ : 18.02.2021

MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen istirdat davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davalının istinaf başvurusunun reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı ve katılma yoluyla davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; elektrik abonesi olduğu davalı şirketin düzenlediği elektrik faturalarında, herhangi bir tüketim karşılığı olmayan kayıp-kaçak bedeli gibi bir kısım adlar altında tahsil ettiği bedellerden şimdilik, 1.000 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; 6719 sayılı yasanın getirdiği yasal düzenleme sebebiyle davanın reddine karar verilmiş; taraf vekillerinin kararı istinaf etmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince; davalının istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurularak; dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, vekalet ücreti ve yargılama giderleri konusunda davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve katılma yoluyla davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 13 üncü maddesi uyarınca; “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.”
Açıklanan bu hükme göre, bölge adliye mahkemesince; davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu belirlenen davacı yararına (davaya konu edilen tutar gözetilerek) 1.000 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile (tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu vekalet ücreti olan) 1.980 TL’ye hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, HMK’nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (B) bendinin (4) nolu alt bendinde yer alan 1.980,00 TL rakamının çıkartılarak 1.000 TL rakamının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14,90 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesine gönderilmesine 18/02/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.