YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/14615
KARAR NO : 2019/9218
KARAR TARİHİ : 30.12.2019
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında, … Köyü çalışma alanında ve davacı Hazine’nin 1/2 oranında paydaşı bulunduğu eski 1375 parsel sayılı 20.650.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 149 ada 2 parsel numarasıyla ve 18.282.11 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, uygulama kadastrosu sırasında taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 149 ada 1, 16 ve 206 ada 11 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 149 ada 16 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 15.06.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 606.28 metrekarelik kısmın 149 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenerek tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ne var ki; davacının, çekişmeli eski 1375 (yeni 149 ada 2) parsel sayılı taşınmazda tam paylı malik olmadığı, diğer bir anlatımla taşınmazda davacı Hazine dışında başkaca paydaşlar da bulunmasına rağmen, diğer paydaşların davada taraf olmadıkları anlaşılmaktadır.
Davanın niteliği itibariyle, yargılama neticesinde verilecek hüküm diğer paydaşların da hukukunu etkileyeceğinden onların da davada yer alması gerekmektedir. Bu haliyle davada aktif dava ehliyeti koşulunun sağlandığından söz edilemez. Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle davacıya, paydaşı olduğu eski 1375 (yeni 149 ada 2) parsel sayılı taşınmazın kendisi dışındaki diğer tapu maliklerinin yöntemince davaya katılımını sağlamak üzere süre ve imkan verilmeli ve bu şekilde taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esasına girilerek hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek esasa girilmek suretiyle hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.