Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2021/464 E. 2021/1988 K. 01.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/464
KARAR NO : 2021/1988
KARAR TARİHİ : 01.03.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacılar; murisleri 1928 doğumlu …’un dedeleri olduğunu, murisin … Noterliği’nin 05/10/2004 tarihli vasiyetnamesi ile davalılara miras paylarını vasiyet ettiğini, vasiyetnamenin açılıp okunduğunu, ancak söz konusu vasiyetnamenin şekil şartlarına uyulmadan düzenlendiğini, TMK’nun 536. maddesinde vasiyetname düzenlemeye katılma yasağına ilişkin düzenlemeye aykırı olarak murisin eşi olan davalılardan …’un kardeşinin vasiyetname tanığı olduğunu, yine murisin sağlık sorunları olduğunu, vasiyetnamenin ise sağlık ocağından alınan rapor ile düzenlendiğini ileri sürerek; 05/04/2004 tarihli vasiyetnamenin TMK 557 ve ilgili maddeleri uyarınca iptaline, aksi halde saklı payları oranında tecavüze uğradığından payları oranında tenkisine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar; vasiyetnamede belirtilen 3169 parselin dava dışı … ve 3469 parselin de taşınmazın vasiyet edildiği …’a satıldığını, vasiyetin iptali yönünden davanın konusunun kalmadığını, vasiyetnamenin esas unsurunun murisin arzularına uygun hareket edip etmediğinin olduğunu, tanıklardan birisinin murisin eşinin kardeşi olmasının esasa etkisinin olmadığını, murisin dava dilekçesinde belirtilmeyen 3427 ve 2798 parsel sayılı taşınmazları davacıların babası … adına devrettiğini, murisin kendisini bakıp gözeten davalılara vasiyetnamede bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece; davanın … ilçesi, … mahallesi 3000 ve 3169 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine; davanın … ilçesi, … mahallesi, 3469 parsel sayılı taşınmaz yönünden vasiyetnamenin iptali sebebi olmadığından reddine;davanın … ilçesi, … mahallesi, 836 parsel sayılı taşınmaz yönünden kabulü ile, muris …’un 05/10/2004 tarih ve Akhisar 1. Noterliği’nin 08247 yevmiye numaralı vasiyetnamesinin bu parsel yönünden iptaline; saklı paya tecavüz bulunmadığından tenkis talebinin reddine karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava; vasiyetnamenin iptali, olmaz ise tenkis istemine ilişkindir.

TMK’nın 557. maddesinde vasiyetnamenin iptali sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Bunlar; ehliyetsizlik, vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlaka aykırı olması, tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması halleridir.
TMK’nın 557. maddesinde sayılan sebeplerin bulunması halinde vasiyetnamenin iptali gerekir. Bu sebepler dışında kalan durumlara dayanılarak ölüme bağlı tasarrufun iptali istenilemez.
Yine, HMK’nın “taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26/1 maddesinde; hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği hüküm altına alınmıştır. Sözü edilen yasa maddesi uyarınca, mahkemenin talepten başka bir şeye karar vermesi mümkün bulunmamaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; davacılar, dedeleri olan muris Şemsettin Ersoy’un Akhisar 1. Noterliği’nce düzenlenen 05/10/2004 tarihli vasiyetnamesi ile davalılar lehine kazandırmada bulunduğunu, ancak vasiyetname tanıklarından birinin lehine kazandırmada bulunulan davalılardan …’un kardeşi olduğundan vasiyetnamenin şekle aykırı olarak düzenlendiğini, yine murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarih itibariyle sağlık sorunları olduğunu belirterek, şekle aykırılık ve ehliyetsizlik nedenlerine dayalı olarak vasiyetnamenin iptaline, olmaz ise tenkisine karar verilmesini istedikleri anlaşılmaktadır.
Ne var ki, mahkemece davacıların ileri sürdükleri iptal sebepleri ile ilgili herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan, eldeki dava “muris muvazaası” davası olarak nitelendirilerek hatalı şekilde inceleme ve değerlendirme yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi yoluna gidildiği görülmektedir.
Buna göre, mahkemece yapılması gereken iş; davacıların şekle aykırılık ve ehliyetsizlik iddialarına ilişkin Yargıtay’ın yerleşik içtihatları da gözetilmek suretiyle, inceleme ve değerlendirme yapılması, iptal sebepleri yerinde görülmez ise, tenkis isteminin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
2-Bozma nedenine göre; diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelnmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere
, 01/03/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.