Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/23098 E. 2021/6034 K. 22.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/23098
KARAR NO : 2021/6034
KARAR TARİHİ : 22.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (Değişen suç vasfı sebebiyle hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2014 tarih ve 2013/13-203 Esas 2014/308 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, sanığın hazırlık aşamasında kolluk tarafından alınan ifadesinde suça konu cep telefonunu daha önce tanımadığı görmediği bir şahıstan satın aldığına, duruşmadaki savunmasında ise işletmiş olduğu otoparka gelip gittiği için tanıdığını beyan ettiği ancak açık kimlik ve adresini bilmediği Hüseyin isimli şahsın kendisinden borç para alarak telefonu rehin olarak bırakmış olduğuna dair birbiri ile çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı savunmalarda bulunması, telefonu aldığını iddia ettiği kişinin kimlik bilgisini, telefon numarası veya adres bilgilerini verememesi, satın aldığına dair bir belge de sunamaması, suça konu telefonun çalındıktan birkaç saat sonra sanığın üzerinden ele geçmesi ve tüm dosya kapsamı itibarıyla suç vasfının tayininde hataya düşülerek sanığın eylemi hırsızlık suçunu oluşturmasına rağmen, yazılı şekilde suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-TCK’nun 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmadığı, iddianame içeriğinde bu suçun anlatılmadığı, ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 06/05/2014 tarih ve 2012/6-1486 Esas, 2014/238 sayılı kararında belirtildiği üzere 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye göre, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 165. maddesindeki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan birleştirme talepli kamu davası açılması sağlanıp bu dosya ile hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Hükümden sonra 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve vasisinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanık hakkında 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 22/03/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.