YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5898
KARAR NO : 2021/1305
KARAR TARİHİ : 11.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak
Hüküm : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hazinenin katılan sıfatını alabilecek şekilde tefecilik suçunun mağduru olup yapılan yargılamada katılma talebinde bulunduğu ancak mahkemece katılma talebinin kabulüne ya da reddine dair karar verilmediği anlaşılmakla CMK’nın 237 vd. maddeleri gereğince Hazinenin kamu davasına katılan olarak kabulüne, incelemenin sanık müdafiinin tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, hazine vekilinin ise vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Dairemizin 2020/8049 Esas sırasında kayıtlı dosyası ile bu dosya arasında fiili ve hukuki bağlantı olduğundan birlikte ele alınarak yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 gün ve 2014/118 Esas, 2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği, bu bağlamda TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun, kazanç elde etmek amacıyla borç para verilmesiyle oluşacağı, bunu meslek haline getirmenin suçun unsurları içerisinde yer almadığı, değişik zamanlarda ve/veya farklı kişilere karşı tefecilik eylemini zincirleme olarak işleyen sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günün suç tarihi olduğu, bu itibarla hukuki kesinti oluşturan iddianame tarihinden evvel sanık hakkında dava konusu olsun ya da olmasın tüm eylemlerin teselsülün içerisinde değerlendirilmesi, iddianame tarihinden sonraki eylemlerin ise gerçek içtima hükümleri ve varsa kendi içinde teselsül hükümleri değerlendirilmek suretiyle karara bağlanması gerekeceği nazara alındığında;
UYAP sisteminden yapılan sorgulamada; sanık … hakkında Kırıkhan 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11/02/2016 tarih ve 2013/666 Esas-2016/87 Karar sayılı ilamıyla tefecilik suçundan beraat kararı verildiği, dosyanın temyiz edilmesi üzerine dairemizin 2020/8049 Esasına kaydedildiği, dairemizin 2020/8049 esasına kayıtlı dosyada iddianamede belirtilen suç tarihinin 17/01/2013, iddianame tarihinin 19/11/2013, dairemizin temyize konu bu kamu davasında ise iddianamede belirtilen suç tarihinin 2010-2013 yılları arası, iddianame tarihinin 11/03/2014 olması karşısında; anılan dava dosyalarının akıbetlerinin araştırılarak mümkünse davaların birleştirilmesi, kesinleşmesi veya birleştirme olanağının ortadan kalkması durumunda ise asılları veya onaylı örneklerinin bu dosya arasına konulmasından sonra, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi halinde eylemlerinin bir bütün halinde zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturması nedeniyle TCK’nın 3/1 ve 61/1. maddelerinin gözetilmesi, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılabilmesi amacıyla, sanığın alacaklı olduğu icra takip dosyalarının tespitiyle varsa takip borçlularının tanık sıfatıyla dinlenilmesi, kolluk marifeti ile sanığın sosyal ve mali durumunun ve çevrede tefeci olarak bilinip bilinmediğinin araştırılması ile hasıl olacak sonuca göre hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca katılan kurum vekili lehine vekalet ücretine takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.