Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/8641 E. 2021/1598 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8641
KARAR NO : 2021/1598
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tefecilik suçuna ilişkin olarak; TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu kanunun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK’nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen faiz karşılığı para alanların katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müşteki … vekili ve müşteki … temyiz taleplerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Müşteki …’un beyanına göre sanığın kazanç elde etmek amacıyla borç para verdiği tarihin 2009 yılı ilk ayları olduğu, bu hususun da sanık lehine değerlendirilerek suç tarihinin 01/01/2009 olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede; suç tarihinin 01/01/2009 tarihi yerine gerekçeli karar başlığında 2008, 2009, 2010 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanığa isnat edilen tefecilik suçunun 5237 sayılı TCK’nun 241/1. maddesinde öngörülen cezaların tür ve miktarına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddesinde yazılı 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suçun işlendiği 01/10/2009 tarihi ile temyiz inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,24/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.