Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/30210 E. 2021/2416 K. 15.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/30210
KARAR NO : 2021/2416
KARAR TARİHİ : 15.02.2021

Enerji hırsızlığı suçundan sanık …’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 496, 522, 523/1 ve 59. maddeleri gereğince 144,00 Yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2008 tarihli ve 2007/569 esas, 2008/534 sayılı kararının 27/06/2008 tarihinde infazını müteakip, hükümlünün adli sicil ve arşiv kaydının silinmesine yönelik talebinin kabulüne ilişkin Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2019 tarihli ve 2007/569 esas, 2008/534 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 31/08/2020 gün ve 14223-2019 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/10/2020 gün ve 2020/83738 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre,
1-05/07/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanunun 142/1-f bendi yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 163 üncü maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2-Karar tarihinden önce 11/04/2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 2. maddesi ile değiştirilen, 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği ve anılan Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlandığı nazara alındığında, 11/04/2012 tarihinden itibaren adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin münhasıran Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
3-Adı geçen sanığın enerji hırsızlığı suçundan almış olduğu cezanın ertelenmesi nedeniyle oluşturulan kaydın, atılı suçun niteliği gereği sanık hakkında hak yoksunluğuna sebebiyet verdiği, 5352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası yollamasıyla, aynı Kanun’un 12/1-b maddesi gereğince, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren, anılan Kanun’un 13/A-1-a-b maddesindeki koşullar yerine gelmek suretiyle yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu ile 15 yıl, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınmaksızın 30 yıl geçmesiyle arşivden silinebileceği, somut olayda; 23/03/2003 tarihinde işlenen ve karar tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmasını takiben 27/06/2008 tarihinde arşive alınan kaydın, arşive alınma tarihi üzerinden geçmesi gereken yasal sürelerin henüz tamamlanmamış olması nedeniyle, yazılı şekilde arşiv kaydının silinmesine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlü … hakkında Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2008 tarihli kararı ile 765 sayılı TCK’nın 491/ilk, 522, 523/1, 59 ve 647 sayılı Kanun’un 4-6. maddeleri gereğince erteli 144,00 YTL adli para cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği ve temyiz edilmeden 24.06.2008 tarihinde kesinleştiği, bilahare hükümlünün 03.08.2018 havale tarihli dilekçe ile adli sicil kaydının silinmesini talep etmesi nedeniyle Bursa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2019 tarihli ek kararı ile “adli sicil arşiv kaydının silinmesine” karar verildiği anlaşılmış ise de; atılı suçun elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin olması nedeniyle hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkemesince uyarlama yapılması gerekeceği, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Kanun’un 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması ve dosya kapsamına göre zararı tazmin ettiği anlaşılan hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden 1 no’lu kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (BURSA) 7. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 05.03.2019 tarihli ve 2007/569 Esas – 2008/534 Karar sayılı ek kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; 23.03.2003 tarihli eylem nedeniyle hırsızlık suçundan mahkûmiyetine karar verilen hükümlünün, katılan kurumun zararını 29.04.2003 tarihinde tazmin etmiş olduğunun anlaşılması karşısında, 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası ile 5271 sayılı CMK’nın 223/4-a maddesi uyarınca CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, verilen kararın niteliği itibariyle 2 ve 3 no’lu kanun yararına bozma istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 15/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.