YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10086
KARAR NO : 2021/4260
KARAR TARİHİ : 03.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, düşme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
19/09/2012 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 20/09/2012 olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
I) Sanık … hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik katılan sanık … ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanık … hakkında kasten yaralama ve hakaret suçlarından dava açıldığı ve bu suçlardan hüküm kurulduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II) Katılan sanık … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan sanık … hakkında verilen lüzum-u muhakeme kararının Danıştay 1. Dairesinin 31/01/2013 tarihli ve 2013/57 Esas, 2013/118 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği ve 2547 sayılı Kanunun 53. maddesinin (c) fıkrasının 2 bendi uyarınca son soruşturmanın açılması kararının iddianame yerine geçtiği gözetilmeden katılan sanık hakkında ayrıca iddianame düzenlenmesi sonuca etkili görülmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Katılan sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasına dair isteğinin, katılan sanık hakkında daha lehe olan TCK’nın 50. maddesi uyarınca tayin olunan kısa süreli hapis cezasının seçenek tedbirlere çevrilmesi talebini de içerdiği halde, katılan sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen cezanın aynı Kanun’un 50/2 maddesi gereği adli para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilebileceği de göz önüne alınarak, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden katılan sanık hakkında hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
2- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, katılan sanığın eylemine uyan TCK’nın 151/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre katılan sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.