Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/9641 E. 2021/2617 K. 23.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/9641
KARAR NO : 2021/2617
KARAR TARİHİ : 23.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … vekili, davalılar, dava dışı üçüncü kişilerle davacının kayden paydaşı olduğu 36, 37, 38 ve 39 parsel sayılı taşınmazlara davalıların haksız müdahale edip taşınmazlardan yararlanmasına engel olunması üzerine, 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde ecrimisil istekli dava açtığını, yapılan yargılama sonucunda 2007/113 Esas sayılı dosyada sulh olduklarını ve 38 parsel sayılı taşınmazın ifrazından oluşan 356 parseldeki (A) ile gösterilen 20.000 m2, (B) ile gösterilen 10.000 m2 ve 358 ifraz parselindeki (C) ile gösterilen 10.000. m2’lik alanın kendi kullanımına bırakıldığını, ancak (A) alanını kullandığı halde (B) ve (C) alanlarına davalıların el atmaya devam ettiklerini ileri sürerek, 30.04.2008 tarihinden itibaren 10.000,00 TL ecrimisilin faiziyle tahsili isteğiyle eldeki davayı açmış, yargılama sırasında ıslah ile 29.660,00 TL ecrimisilin tahsilini istediğini bildirmiştir.
Davalı … ve davalı …, taraflar arasında yapılan sulhün geçersiz olduğunu, dava konusu yerleri kendilerinin kullanmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kabulüne, 29.660,00 TL alacağın 10.000,00 TL’sine dava tarihinden, bakiyesine ıslah tarihi olan 25.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalılardan İhsan tarafından yapılan temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede, Yargıtay 1 Hukuk Dairesinin 2014/7385 Esas, 2014/12931 Karar sayılı ilamıyla davalı …’nın (B) harfli alanı kullanmadığının dosya kapsamından sabit olduğuna, bu alan yönünden talebin reddi gerektiğine, (C) harfli alan yönünden ise eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine işaret edilerek, hükmün davalı … lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hakim tarafların talep sonucuyla bağlı olup her bir talebi hakkında verilen kararı gerekçeli karar ve hükümde ayrı ayrı göstermelidir (HMK mad. 26. ve 297/2). Somut olayda davacı taraf, dava dilekçesinde davalı … ve davalı …’ten ecrimisil isteğinde bulunmuş, davanın kabulüne dair ilk karar, davalılardan sadece İhsan tarafından temyiz edilmiş ve itirazı Daire tarafından haklı görülerek eksik araştırma ve inceleme nedeniyle hükmün davalı … lehine bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde gerekçede, Batman (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/155 Esas, 2009/1478 Karar sayılı dosyasının dosya arasına alınarak tetkik edildiği, kolluk marifetiyle yeniden mahalli bilirkişi tespiti yapıldığı, mahallinde 15.05.2017 tarihinde bozma ilamı doğrultusunda keşif icra edildiği ve bilirkişi raporlarının dosyaya sağlandığı, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanlarında 39 parselde C harfi ile gösterilen kısmın davalı …’ın kullanımında olup olmadığını bilmediklerini, bildikleri kadarıyla taraflar arasında müşterek malik olunan taşınmazlarda kendi aralarında yapılan taksim sonucunda her birinin bir kısmı ekip biçtiğinin kaldı ki Karayün köyünün çoğunda paylı mülkiyete tabi taşınmazların söz konusu olduğunun ve maliklerin bu şekilde taşınmazları ekip biçtiklerinin açıkça ifade edildiği böylelikle uyulan bozma ilamı kapsamında dava konusu 39 parsel sayılı taşınmazın C kısmının davalı …’ın kullanımında bulunup bulunmadığı hususunun davacı tarafça usulüne uygun şekilde ispatlanamadığı açıklanarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın davalı … ve Mehmet’e yöneltildiği bozma öncesi kabule dair hükmün sadece davalı … tarafından temyiz edildiği dikkate alınmaksızın, yazılı şekilde sadece davalı … yönünden değerlendirme yapılıp davanın reddine karar verilmesi, davalı … yönünden hüküm tesis edilmemesi HMK’nin 297/2 maddesine aykırıdır. Açıklanan nedenle usule aykırı hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 23.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.