YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6405
KARAR NO : 2021/1670
KARAR TARİHİ : 24.03.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik
Hüküm : TCK’nın 241, 62/1, 52, 53/1-2-3 maddelerinden 2 yıl 1 ay hapis, 20.000 TL adli para cezası, hak yoksunluğu
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Tayin olunan kararın niteliğine göre koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşma isteminin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 318. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması karşısında; dava konusu olaya ilişkin maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın, vergi mükellefi olması halinde ve gerektiğinde hakkında vergi incelemesi yaptırılması, icra müdürlükleri nezdinde alacaklı olduğu takip dosyalarının araştırılıp varsa borçluların faiz karşılığı sanıklardan ödünç para alıp almadıkları hususunda tanık olarak beyanlarına başvurulması, faiz karşılığı borç para verip vermediği hususunda detaylı kolluk araştırması yaptırılması sonrasında, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karara varılması gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-TCK’nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu kanunun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına CMK’nın 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müştekinin katılma hakkı olmadığı halde mahkemece müşteki … hakkında usulsüz olarak katılma kararı verilip müştekinin kendisini vekille temsil ettirdiğinden bahisle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.