YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14344
KARAR NO : 2021/5688
KARAR TARİHİ : 17.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkumiyet kararı verilen sanığın 29/01/2016 tarihli dilekçesindeki anlatımından temyiz başvurusu ile birlikte eski hale getirme isteminde de bulunduğunun anlaşılmasına, eski hale getirme isteği hakkındaki karar verme yetkisinin, CMK’nın 42/1. maddesi uyarınca Yargıtayın ilgili dairesine ait olmasına göre, mahkemenin 02/02/2016 tarihli, 2015/107-352 E.K. sayılı ek kararının yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Temyize gelmeyen sanığın yokluğunda verilen hükmün, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesine göre, öncelikle sanığın kovuşturma aşamasındaki ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine (bilinen adresi aynı zamanda MERNİS adresi olsa dahi MERNİS şerhi yazılmaksızın) tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi (MERNİS), bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese (MERNİS şerhi ile) yapılması gerektiği gözetilmeden ve sanığın 25/06/2015 tarihli duruşmada, kimlik tespiti sırasında beyan ettiği adres ile aynı celse alınan savunması esnasında belirttiği adresin farklı olduğu da dikkate alınmadan, yokluğunda verilen hükmün kimlik tespiti sırasında bildirdiği adres son bilinen adresi kabul edilerek doğrudan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan karar tebliği işleminin geçersiz olduğu ve bu haliyle sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
I) Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının hırsızlık suçu bakımından uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Tüm dosya içeriğine göre; müştekilere ait ikametten iki adet altın yüzük çalan sanığın, kendiliğinden polis merkezine gelerek işlediği suçu ikrar ettiği ve soruşturma aşamasında alınan beyanında çaldığı eşyaları iade edeceğini ifade ettiği, müştekilerin ise aşamalarda, mağdur olduğunu düşündükleri sanıktan şikayetçi olmadıklarını ve zarar taleplerinin bulunmadığını beyan ettiklerinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
Sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h, 143/1. maddeleriyle hükmolunan 7 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62/1. maddesiyle 1/6 oranında indirim yapılması sırasında 6 yıl 3 ay hapis yerine 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 17/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.