YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22369
KARAR NO : 2021/3908
KARAR TARİHİ : 01.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevi nedenilye hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret suçlarından şikayetçi İç İşleri Bakanlığı vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme ve kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret suçlarından doğrudan zarar görmeyen şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığı cihetle; şikayetçi vekilinin temyiz istemlerinin CMUK’nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret suçundan sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
III-Sanık hakkında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi İçişleri Bakanlığı’nın gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından şikayetçi kurumun 5271 sayılı CMUK’nın 260/1. madde ve fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Şikayetçi İçişleri Bakanlığı davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 233/1 ve 234. maddelerine aykırı davranılması,
2-Sanığın TCK’nun 265. maddesi kapsamında değerlendirilerek dava ve hükme konu yapılan eylemlerini gözaltına alındıktan sonra gözaltından kurtulmak amacıyla değil gözaltı hali sırasında söylenen sözlerden ibaret olması karşısısında sanığın eyleminin TCK’nun 106. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan mala zarar verme suçu açısından sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.