Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/8035 E. 2021/1637 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8035
KARAR NO : 2021/1637
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak
Hüküm : Sanık … ve … hakkında beraat, sanık … hakkında mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü;
a)Sanık … hakkında tefecilik yapmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olarak sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
15/04/2020 gün ve 13100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliklerin infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Sanığa adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi hususu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 karar tarihli 2015/962 esas ve 2018/16 karar numaralı ilamında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesindeki düzenlemeye aykırı olması ve 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1 maddesi uyarınca 1.800,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.500,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken
1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında E bendinde yer alan vekalet ücretine ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, “Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin sanık …’dan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kuruma verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
b)Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın iddianamede ve alınan beyanlarda en son 2008 yılında paraya ihtiyacı olan şahısları diğer sanık …’e götürerek tefecilik eylemine aracılık ettiği ve bu aracılık karşılığında ….’den menfaaat sağladığının belirtilmesi ve suç tarihinin kesin olarak belirlenememesi nedeniyle sanık lehine değerlendirme ile 01/01/2008 yılının suç tarihi olarak kabulü gerektiği soncuna varılarak yapılan değerlendirmede;
Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 01/01/2008 tarihi yerine “2013” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanığın işlediği iddia edilen tefecilik suçunun; 5237 sayılı TCK’nın 241/1. maddesinde öngörülen üst sınırına göre aynı Kanunu’nun 66/1-e ve 67/4 maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olarak kabul edilen 01/01/2008 günü ile temyiz inceleme günü arasında zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5237 sayılı TCK’nın 7/2 maddesi ile 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
c)Sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın hükümden sonra 08/02/2020 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nın 64 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, katılan kurum vekilinin ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.