Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2020/2066 E. 2021/5038 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2066
KARAR NO : 2021/5038
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : 1) Sanık …’in katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK’nin 81/1, 35/1-2, 62/1, 53 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine; sanık …’ın katılan …’ye yönelik kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62/1, 53 maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine; suça sürüklenen çocuk …’ın katılan …’ye yönelik kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/2, 86/3-e, 31/3, 62/1, 50, 52 maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezası ile mahkumiyetine dair; Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/05/2018 tarih ve 2017/353 (E), 2018/238 (K) sayılı kararı
2) Sanık … hakkındaki hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine; sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkındaki hükümlere yönelik istinaf başvurularının kabulü ile yeniden hüküm kurulması suretiyle sanık …’ın katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 37/1, 81/1, 35/2, 62, 53 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine; suça sürüklenen çocuk …’ın katılan …’ye yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK’nin 37/1, 81/1, 35/2, 31/3, 62 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine dair; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza
Dairesinin 01/07/2019 tarih ve 2018/1477 (E), 2019/1237 (K) sayılı kararı

TÜRK MİLLETİ ADINA

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01/07/2019 tarih ve 2018/1477 (E), 2019/1237 (K) sayılı kararının sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, suça sürüklenen çocuk … müdafii tarafından 5271 sayılı CMK’nin 291. maddesinde belirtilen süre içinde temyiz edildiği anlaşılmıştır.
Dosya incelendi.
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen hapis cezalarının beş yılın üzerinde olması nedeniyle kararların temyize tabi olduğu belirlenerek ve sanık …’in duruşmalı inceleme talebinin 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 299. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin dosya üzerinden yapılması uygun görülmekle yapılan incelemede;
1)Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyet hükmü olduğu halde, sanık hakkında tayin olunan hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 58/6-7. maddeleri gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01/07/2019 tarih ve 2018/1477 (E), 2019/1237 (K) sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine dair” hükmünün tüm dosya kapsamına göre hukuka uygun olduğu anlaşıldığından; sanık … ve müdafiinin; eksik incelemeye, sübuta, iştirak hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK’nin 302/1. maddesi gereğince isteme uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre göz önüne alındığında, sanık … müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
2) Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık …’in, suça sürüklenen çocuk …’ın dayısı olduğu, diğer sanık …’ın ise arkadaşları olduğu, katılan … ile sanıklar ve suça sürüklenen
çocuğun aynı mahallede oturdukları, olay günü sanıkların ve suça sürüklenen çocuğun, katılanın evine giderken çıktığı merdivenlerde oturup, birlikte alkol aldıkları, katılanın saat 22.30 sıralarında evine giderken bu merdivenlerden çıktığı sırada gördüğü sanıklar ile suça sürüklenen çocuğu mahalleden tanıdığı çocuklara benzettiği ve bu şahıslara “Erkut”, “Hakan” şeklinde seslendiği, bu şahısların “Hakan kim” dedikleri, katılanın da “siz kimsiniz lan” dediği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuk … ve sanık …’ın katılanın üzerine doğru koşarak geldikleri, suça sürüklenen çocuk …’ın katılanın boğazını sıktığı, sanık …’ın yumrukla vurduğu, suça sürüklenen çocuk …’ın bıçak çıkartıp, katılanı sağ kalçasından bıçakladığı ve sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’ın olay yerinden kaçtıkları, sanık …’in ise diğerleri kaçtıktan sonra katılanın yanına geldiği ve katılan ile bir süre boğuştuğu, üzerindeki bıçağı çıkartıp katılanı karın sol üst tarafından yaraladığı, olayı gören katılanın ablası tanık …’ın eşi olan tanık …’a haber vermesi üzerine, tanık …’ın olay yerine gidip halen kavga halinde olan sanık …’i yere yatırarak etkisiz hale getirdiği ve polise teslim ettiği olayda;
Suça sürüklenen çocuk … ile sanık …’ın olay yerinden kaçmaları ile katılana yönelik eylemlerinin son bulduğu, sanık …’in katılanı karın sol üst tarafından yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralama eylemini, sanık … ile suça sürüklenen çocuk …’ın olay yerinden ayrılmaları akabinde gerçekleştirdiği, dolayısıyla sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ın, ani gelişen olay sırasında diğer sanık … ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmedikleri sabit olduğu halde, sanık … ve suça sürüklenen çocuk …’ın 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yerine, hatalı değerlendirme ile TCK’nin 37/1, 81/1, 35/2 maddeleri uyarınca yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık … ve müdafiinin, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin yerinde görülen temyiz sebeplerinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 01/07/2019 tarih ve 2018/1477 (E), 2019/1237 (K) sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nin 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
Dosyanın, 28.02.2019 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 304/2. maddesi gereğince “İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere” Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2021 gününde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

Bölge Adliye Mahkemesi kararının isabetli olduğu ve kararın onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyorum.