Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2020/6857 E. 2021/1604 K. 24.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6857
KARAR NO : 2021/1604
KARAR TARİHİ : 24.03.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Tefecilik yapmak
Hüküm : Mahkumiyet

Dosya incelendi,
Fiili ve hukuki irtibat nedeniyle Dairemizin 2020/7773 Esas sırasında kayıtlı Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/511 Esas, 2016/185 Karar sayılı dosyası ile birlikte yapılan incelemede;
Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçu kanunun “Topluma Karşı Suçlar” başlıklı üçüncü kısmının dokuzuncu bölümünde düzenlenmiş olup suçun mağduru tüm toplumdur. Tefecilik ilişkisinde faiz karşılığı ödünç para alan kişi, iradi olarak faiz ilişkisinin tarafı olmakta olup gerçek anlamda suçun pasif failidir. Ancak kanun koyucu izlediği suç siyaseti gereği tefecilik fiilinin aktif failinin kolayca tespitini sağlamak amacıyla ödünç para alan kişiyi cezalandırmamıştır. Bu halde tefecilik fiilinin pasif faili konumunda bulunan faiz karşılığı ödünç para alan kişinin suçun mağduru olarak kabulüne olanak yoktur. Bu kişilerin fail hakkında şikayetçi olmaları halinde açılan bir kamu davasındaki konumları ihbar eden niteliğindedir ve suçun doğrudan mağduru olmadıklarından davaya katılma hak ve yetkileri bulunmamaktadır. Bu nedenle sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasına Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen müşteki …’nın katılma hakkı olmadığı, yine mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından müşteki vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
İncelemenin sanık müdafiinin sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gerekçe gösterilerek takdiri indirim uygulandığı halde, “…Sanığın pişman olduğuna ilişkin beyanda bulunmaması, yargılama sürecindeki tutum ve davranışları dikkate alınarak yasal şartları oluşmadığından hakkında TCK’nın 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına,…” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında
Türk Ceza Kanunu’nun 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmaması suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.