YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31066
KARAR NO : 2021/4162
KARAR TARİHİ : 02.03.2021
Hırsızlık suçundan sanık … …’ın (…), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 35/2 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine dair İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2014 tarihli ve 2013/585 esas, 2014/267 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 29/06/2020 gün ve 7523-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2020 gün ve 2020/59191 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hırsızlık suçundan sanık … …’ın (…), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 35/2 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 51. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine dair İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2014 tarihli ve 2013/585 esas, 2014/267 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2019 tarihli ve 2013/585 esas, 2014/267 sayılı ek kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 14/07/2015 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine hakkındaki erteleme kararının kaldırılması ile hapis cezasının aynen infazına karar verilmiş ise de; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2014 tarihli kararını müteakip verilen kararların, anılan mahkeme kararının kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı düşünülerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, anılan Mahkemesince sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1. maddesi gereğince hükmolunan 1 yıl hapis cezası üzerinden, anılan Kanun’un 35/2. maddesi uyarınca 3/4 oranında indirim yapıldığında bulunan 3 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 4 ay hapis cezası tayin edilmesini takiben, 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldığında 2 ay 15 gün hapis cezası belirlenmesi yerine, 3 ay 10 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/09/2019 tarihli ve 2013/585 esas, 2014/267 sayılı ek kararı ile sanığın denetim süresi içerisinde 14/07/2015 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkum olduğunun ihbarı üzerine hakkındaki erteleme kararının kaldırılması ile hapis cezasının aynen infazına karar verilmiş ise de; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2014 tarihli kararını müteakip verilen kararların, anılan mahkeme kararının kanun yararına bozulması halinde hukuki değerden yoksun olacağı düşünülerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/07/2006 tarih, 2006/2-185 esas ve 2006/175 karar sayılı kararı çerçevesinde sanık aleyhine yasa yoluna başvurulması ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere hüküm bozulması mümkün olmakla;
Sanığın katılana ait binanın duvarında asılı bulunan levhanın harflerini çalması şeklinde gerçekleşen eylemin TCK’nın 142/1-e maddesinde tanımlanan tahsis ve kullanımları gereği açıkta bırakılan eşya hakkında hırsızlık suçuna uyduğu hususu da belirlenmiş olup, bu yönden den de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 02/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.