Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/31996 E. 2021/4165 K. 02.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/31996
KARAR NO : 2021/4165
KARAR TARİHİ : 02.03.2021

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h maddesi gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2017 tarihli ve 2016/447 esas, 2017/149 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 22/10/2020 gün ve 11177-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/11/2020 gün ve 2020/99234 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h maddesi gereğince 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2017 tarihli ve 2016/447 esas, 2017/149 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 58/1. maddesinde yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu 27/08/2015 tarihinde işlediği tekerrüre esas alınan Ankara 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2015 tarihli ve 2015/1752 esas, 2015/1637 sayılı kararının ise 29/12/2015 tarihinde kesinleştiği nazara alındığında, tekerrüre esas başkaca bir mahkumiyeti de bulunmayan sanık hakkında verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı CMK’nun 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK’nun 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın yakalama sureti ile başka mahkeme tarafından sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devamla, mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle, bu yönden den de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 02/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.