Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2020/20665 E. 2021/4870 K. 09.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/20665
KARAR NO : 2021/4870
KARAR TARİHİ : 09.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanıklar müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen ve usulüne uygun şekilde 27.10.2015 tarihinde tebliğ edilen 08.10.2015 tarihli hükmü, 1412 sayılı CMUK’nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 28/12/2015 tarihinde temyiz eden sanıklar müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Katılanın temyiz isteminin incelenmesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (Bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekirken; dosya kapsamına göre yokluğunda verilen kararın katılana, kovuşturma aşamasında bildirdiği ve aynı zamanda da MERNİS adresi olan adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre 04.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ancak doğrudan MERNİS adresine yapılan tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığının anlaşılması karşısında; katılanın 25.11.2015 tarihli temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme aykırı olarak ONANMASINA, 09.03.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.